Hemen Ara
WhatsApp
Makaleler

Davadan Feragat

5 Ağustos 2026 Güncellendi: 5 Ağustos 2026 12 dk okuma

Davadan Feragat, davacının HMK’da düzenlenen şekilde talep sonucundan tamamen ya da kısmen vazgeçip davayı tek taraflı beyanla sona erdirmesidir. Bu beyan dilekçeyle dosyaya sunulabilir veya duruşmada tutanağa geçirilerek yapılır; hüküm kesinleşinceye kadar ileri sürülebilir. Karşı tarafın kabulü aranmaz, beyanın açık ve kayıtsız şartsız olması gerekir; vekille takipte avukatın vekaletnamesinde özel yetki bulunması da önemlidir. Mahkeme feragat nedeniyle davayı reddeder, bu durum kesin hüküm etkisi doğurur ve aynı hak için yeniden dava açmayı engeller; çoğu kez yargılama giderleri de feragat edene yüklenir. En yaygın yanılgı, “davamı çekiyorum” gibi muğlak ifadelerin geri alma mı yoksa feragat mi sayılacağını hesaba katmamaktır.

Davadan feragat nedir, hangi hakları etkiler?

Dava hakkından feragat ile maddi haktan vazgeçme farkı

Davadan feragat, davacının mahkemeden istediği sonuca, yani talep sonucuna, kısmen veya tamamen artık devam etmeyeceğini bildirmesidir. Kanuni tanımı bu şekilde yapılır.

Buradaki kritik nokta şudur: Feragat, teknik olarak bir usul işlemi gibi görünse de sonuçları çoğu zaman maddi hak kaybına kadar gider. Çünkü feragat üzerine verilen karar, kesinleştiğinde aynı talebi tekrar dava konusu yapmayı kural olarak engeller.

Buna karşılık maddi haktan vazgeçme (örneğin alacağın ibra edilmesi, borcun sona erdirilmesi, bir hakkın sözleşmeyle devri gibi) daha çok maddi hukuk alanına girer. Bu tür işlemler, her zaman “dava artık bitti” anlamına gelmez. Dava dosyasına yansıtılmazsa yargılama devam edebilir. Sonuçta mahkeme, dosyadaki delillere göre karar verir.

Kısacası: Maddi haktan vazgeçme, hakkın kendisini hedefler; davadan feragat ise mahkemeden istenen hükmü hedefler. Uygulamada ise feragat, etkisi itibarıyla çoğu kez “hak iddiasını da kapatan” en güçlü vazgeçme biçimidir.

Feragat beyanının kapsamı neyi bitirir, neyi bitirmez

Feragat beyanı, davacının talep sonucunu hangi ölçüde kapsıyorsa, dava o ölçüde sona gider. Mahkemenin ve karşı tarafın “olur” demesi gerekmez; feragat, tek taraflı beyanla hüküm ifade eder. Feragatin ayrıca kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

Feragat, genelde aynı talebin yeniden açılmasını engelleyen kesin hüküm benzeri bir etki doğurur. Bu yüzden “ana para için feragat ettim ama faizi sonra isterim” gibi ayrımlar, her dosyada otomatik ve risksiz şekilde çalışmaz. Kısmi feragat düşünülüyorsa, kapsamın net yazılması şarttır.

Öte yandan feragat, davacının beyanıyla sınırlıdır. Davalının açtığı karşı dava varsa, sırf davacı feragat etti diye karşı dava kendiliğinden ortadan kalkmaz; ayrıca değerlendirilir.

Bu konudaki temel çerçeveyi Hukuk Muhakemeleri Kanunu oluşturur.

Feragat beyanı mahkemeye nasıl sunulur, hangi usule tabidir?

Duruşmada sözlü beyan ve tutanağa geçirme

Feragat, duruşmada sözlü olarak da yapılabilir. Uygulamada en güvenli yöntem, beyanın açık cümlelerle kurulması ve hâkim tarafından tutanağa aynen geçirilmesidir. “Davamdan feragat ediyorum” ifadesi net olmalıdır. Şarta bağlanan, tereddüt yaratan veya pazarlık dili taşıyan cümleler ileride sorun çıkarabilir.

Tutanağa geçen feragat beyanı, duruşma sonunda tarafça veya vekilce imzalanır. İmzalamadan önce tutanakta yazan cümleyi mutlaka kontrol edin. Özellikle “tam feragat” mı “kısmi feragat” mı olduğu, tutanakta doğru görünmelidir.

UYAP üzerinden ve dilekçeyle feragat bildirimi

Feragat beyanı dilekçeyle de sunulur. Dilekçede dosya numarası, taraf bilgileri ve feragatin kapsamı açıkça yazılır. Kısmi feragat varsa hangi talep ve hangi miktar bakımından feragat edildiği net olmalıdır. Dilekçe mahkeme kalemine fiziken verilebilir, posta yoluyla gönderilebilir veya dosyanın niteliğine ve kullanıcı yetkilerine göre UYAP üzerinden iletilebilir.

Elektronik gönderimde imza kritik noktadır. Avukatlar genellikle UYAP Avukat Portal üzerinden e-imza/mobil imza ile dilekçe sunar. Vatandaşlar için de UYAP Vatandaş Portal üzerinden erişim seçenekleri vardır; ancak her işlem her dosyada aynı kapsamda olmayabilir. Bu nedenle dilekçeyi elektronik göndermeden önce ilgili portal menülerini ve dosya türüne ilişkin ekranları kontrol etmek gerekir.

Avukatla feragatte özel yetki gerekir mi?

Evet. Vekil aracılığıyla feragat edilecekse, avukatın vekaletnamesinde açık “feragat” yetkisi bulunmalıdır. HMK m. 74’e göre bu özel yetki yoksa vekil davadan feragat edemez. Bu eksiklik, feragatın geçerliliği yönünden ciddi risk doğurur.

Pratikte en sık hata şudur: Dava sürerken “genel vekaletname yeter” sanılır. Oysa feragat gibi davayı bitiren işlemlerde mahkeme, vekaletnamedeki özel yetkiyi arar. Metni teyit etmek için HMK’nın resmi metnindeki m. 74 hükmüne bakmak faydalıdır.

Tam feragat ve kısmi feragat arasındaki farklar

Kısmi feragatte miktar ve kalemlerin açık yazılması

Tam feragat, davacının davadaki talep sonucunun tamamından vazgeçmesidir. Yani dava, bütün istemler yönünden sona erer. Örneğin “50.000 TL alacağın tahsili” davasında “davamdan feragat ediyorum” derseniz, kural olarak tüm talep kapanır.

Kısmi feragat ise talep sonucunun bir bölümünden vazgeçmektir. Dava geri kalan kısım için devam eder. Bu yüzden kısmi feragat, özellikle para alacağı davalarında çok dikkat ister. Feragat edilen bölümün somut olarak belirlenmesi gerekir. Uygulamada güvenli yaklaşım şudur:

  • Feragat edilen miktarı yazın: “Talebimin 15.000 TL’lik kısmından feragat ediyorum.”
  • Birden fazla kalem varsa kalemi ayrı gösterin: “Fazla mesai alacağından feragat ediyorum, ancak yıllık izin ücreti talebim devam ediyor.”
  • Faiz, cezai şart, tazminat, yargılama gideri gibi fer’î talepleri de netleştirin: “Asıl alacağın şu kısmından feragat, faiz talebim şu tarihten itibaren şu kısım için devam” gibi.

Kısmi feragatın doğru yazılması, hem davanın hangi sınırda süreceğini netleştirir hem de sonradan “ne kadarından vazgeçildi” tartışmasını önler.

Muğlak beyanın doğurabileceği riskler

Muğlak ifadeler en büyük risktir. “Şimdilik feragat ediyorum”, “karşı taraf ödeme yaparsa feragat ederim”, “dosyayı kapatalım” gibi cümleler feragatın kayıtsız ve şartsız niteliğiyle uyuşmayabilir. Mahkeme bu beyanı feragat olarak kabul ederse, istemin tamamı veya yanlış bir kısmı için feragat nedeniyle ret kararı çıkabilir.

Daha önemlisi, feragat kesin hüküm etkisine yakın sonuç doğurduğu için muğlak beyan, ileride aynı talebi tekrar dava konusu yapma imkanını zora sokabilir. Bu yüzden tereddüt varsa, beyanı kısa tutup kapsamı rakam ve kalem bazında kesinleştirmek en sağlıklı yoldur.

Feragat hangi aşamada yapılabilir, kanun yolunda ne olur?

İlk derece yargılamasında feragat zamanı

Davadan feragat, HMK’ya göre hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir. Bu, yargılama sürerken yapılabileceği gibi, mahkeme karar verdikten sonra da (karar henüz kesinleşmemişse) mümkündür.

İlk derece yargılamasında feragat en sık şu iki noktada karşımıza çıkar:

  • Hüküm verilmeden önce feragat: Dilekçeyle veya duruşmada beyan edilir. Mahkeme, feragat edilen kısım yönünden davayı sona erdirir ve feragat nedeniyle karar verir.
  • Hüküm verildikten sonra, kesinleşmeden önce feragat: Bu durumda da feragat geçerlidir. Uygulamada “dosya artık bitti” zannedilse de, karar kesinleşmediyse feragat beyanı yargılamanın sonucunu değiştirebilir. Burada mahkemenin feragat doğrultusunda ek karar vermesi gündeme gelir.

Özetle, feragat için “karar çıkmadan önce” şartı yoktur. Asıl sınır, kararın kesinleşme anıdır.

İstinaf ve temyizde feragat edilince dosyada ne değişir

Dosya kanun yoluna taşındığında da feragat mümkündür. Ancak hangi aşamada yapıldığı, dosyanın nereye gideceğini ve hangi merciin işlem yapacağını etkiler.

  • İstinaf aşamasında feragat: Feragat, istinaf incelemesinin konusunu ortadan kaldırır. Mahkeme veya bölge adliye mahkemesi, feragat doğrultusunda karar verir. Eğer feragat, hüküm verildikten sonra yapılmışsa, kanun yoluna başvurulmuş olsa bile dosyanın kanun yolu incelemesine gönderilmemesi ve feragat doğrultusunda ek karar verilmesi söz konusu olabilir.
  • Temyiz aşamasında feragat: Feragat beyanı, dosya Yargıtay’a temyiz incelemesi için gönderildikten sonra yapılmışsa, Yargıtay kural olarak esas incelemesi yapmadan dosyayı, feragat hakkında ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye (dosyanın bulunduğu duruma göre ilk derece mahkemesine veya bölge adliye mahkemesine) gönderebilir.

Bu nedenle feragat dilekçesini verirken sadece “feragat ediyorum” demek yetmez. Dosyanın hangi aşamada olduğunu ve feragatın usulen nereye sunulacağını da netleştirmek gerekir.

Feragatın hukuki sonuçları: kesin hüküm etkisi ve yeniden dava

Yeniden aynı talep için dava açılabilir mi?

Davadan feragatın en önemli sonucu, kesin hüküm gibi etki doğurmasıdır. HMK m. 311’e göre feragat, karar kesinleştiğinde sanki uyuşmazlık hakkında kesin bir mahkeme hükmü varmış gibi sonuç üretir. Bu nedenle davacı, feragat ettiği aynı talebi (aynı taraflar arasında ve aynı hukuki sebebe dayanarak) kural olarak yeniden dava konusu yapamaz. Bu durum, “vazgeçtim ama sonra fikrimi değiştiririm” düşüncesini çoğu dosyada gerçekçi olmaktan çıkarır.

Kısmi feragatte ise tablo farklıdır. Feragat edilmeyen kısım yönünden dava devam eder. Ancak bu avantaj, beyanın gerçekten kısmi ve sınırları belli olduğu durumlarda geçerlidir. Aksi halde mahkeme feragati geniş yorumlayabilir ve geri dönüşü zor bir sonuç doğabilir.

Feragat, sadece “aynı talebi” kapatır. Başka bir hukuki ilişki, farklı bir talep kalemi veya farklı bir dönem için talep varsa (örneğin sonraki aylara ait kira alacağı gibi) her somut olayda ayrıca değerlendirme gerekir.

Feragat şarta bağlanabilir mi, geri alınabilir mi?

Feragatın şarta bağlanması mümkün değildir. HMK m. 309/4 açık biçimde feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini söyler. “Ödeme yapılırsa feragat ederim” gibi cümleler bu yüzden risklidir. Bu tür bir beyan, feragat sayılmayabilir veya beklenmedik şekilde aleyhe sonuç doğurabilir.

Geçerli bir feragat beyanı mahkemeye sunulup dosyaya girdikten, özellikle de tutanağa geçirildikten sonra, tek taraflı olarak geri alınamaz. Feragatten dönmenin istisnai yolu, HMK m. 311’de belirtilen irade bozukluğu halleridir. Hata, hile veya korkutma gibi bir durum varsa feragatın iptali istenebilir. Bu tür iddialar ise genellikle ayrıca ve ciddi delille ele alınır. Kanun metni için Hukuk Muhakemeleri Kanunu incelenebilir.

Feragat halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti

Yargılama giderlerini kim öder?

Davadan feragat eden taraf, HMK’ya göre davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu tutulur. Bu kural, feragat “tam” da olsa “kısmi” de olsa temel yaklaşımı değiştirmez. Kısmi feragatte ise giderlerin hangi tarafa ne oranda yükleneceği, feragat edilen kısım dikkate alınarak belirlenir.

Yargılama gideri denince yalnızca harç anlaşılmamalı. Tebligat ve posta masrafları, bilirkişi ve keşif giderleri gibi kalemlerin yanında, vekille takip edilen dosyalarda karşı vekalet ücreti de yargılama gideri sayılır.

Karşı taraf vekalet ücreti çıkar mı?

Evet. Feragat halinde mahkeme, davalı kendisini avukatla temsil ettirmişse kural olarak davalı lehine karşı vekalet ücretine hükmeder. Bunun dayanağı, feragat eden tarafın giderleri “aleyhine hüküm verilmiş gibi” ödemesidir.

Ücretin miktarı, davanın türüne ve değerine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenir. Ayrıca çoğu dosyada önemli bir ayrım vardır: Uyuşmazlık feragat nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar sona ererse tarifeye göre hesaplanan ücretin yarısına, bu aşamadan sonra sona ererse tamamına hükmedilmesi öngörülür.

Harç iadesi olur mu, nasıl talep edilir?

Feragat, harç yönünden de sonuç doğurur. Harçlar Kanunu’na göre feragat ilk celsede olursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.

Uygulamada dava açılırken peşin ödenen harçlar nedeniyle, feragat sonrası yapılan hesaplamada “ödenmesi gerekenden fazla” bir tutar ortaya çıkabilir. Bu durumda, peşin alınan karar ve ilam harcının fazla kısmı istek üzerine iade edilir.

İade için genellikle dosyaya kısa bir dilekçe verilir ve mahkemenin kararındaki harç hesabına göre, fazla kalan tutarın tarafınıza iadesi talep edilir. Mahkemeler çoğu kez iadenin “talep halinde” yapılacağını kararda ayrıca belirtir.

Feragat ile davayı geri alma arasındaki farklar

Rıza şartı, sonuçlar ve yeniden dava imkanı

Davadan feragat ile davayı geri alma uygulamada sık karıştırılır ama sonuçları aynı değildir.

Feragatte davacı, talep sonucundan vazgeçer ve bunu tek taraflı beyanla yapabilir. Karşı tarafın “kabul” etmesi gerekmez. Feragat, kesin hüküm etkisine benzer sonuç doğurduğu için aynı talep yönünden yeniden dava açma imkanı kural olarak kapanır.

Davayı geri almada ise temel fark davalının açık rızasıdır. Davalı rıza göstermezse geri alma gerçekleşmez ve yargılama devam eder. Davalı rıza gösterirse mahkeme genellikle “davanın açılmamış sayılmasına” karar verir. Bu da teorik olarak yeniden dava açmaya imkan tanır. Ancak zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından dosyanın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme gerekir.

Giderler ve vekalet ücreti bakımından farklar

Feragat halinde davacı, çoğu dosyada davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olur. Davalı avukatla temsil ediliyorsa davalı lehine karşı vekalet ücreti çıkması da tipiktir.

Davayı geri almada da uygulamada çoğu kez yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır ve davalı vekille takip etmişse karşı vekalet ücreti gündeme gelebilir. Bununla birlikte geri alma, davalının rızasıyla gerçekleştiği için taraflar rıza beyanını verirken “gider ve vekalet ücreti talebimiz yoktur” şeklinde ortak bir irade de ortaya koyabilir. Mahkeme, dosyadaki talep ve beyanlara göre karar verir.

Kısa feragat dilekçesi örneği ve dikkat edilmesi gereken ifadeler

Aşağıdaki örnek, tam feragat içindir:

…………. MAHKEMESİ’NE
Dosya No: …/… E.
Davacı: …
Davalı: …
Konu: Davadan feragat beyanıdır.

Açıklama: Mahkemenizde görülmekte olan işbu davada ileri sürdüğüm talep sonucundan tamamen feragat ediyorum.

Sonuç ve İstem: Feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini arz ederim.
Tarih
İmza

Dikkat edilmesi gereken ifadeler:

  • Haklarım saklı kalmak kaydıyla” gibi cümleler feragat iradesini zayıflatır, geri alma gibi yorum tartışması yaratabilir.
  • “Ödeme yapılırsa feragat ederim” gibi şarta bağlı cümleler risklidir.
  • Kısmi feragatte mutlaka miktar ve kalemi yazın; “bir kısmından feragat ediyorum” demek çoğu zaman yetmez.
Avukat Mustafa Kök profil fotoğrafı
İstanbul Avukat

Avukat Mustafa Kök

Avukat Mustafa Kök, 2018 yılında İstanbul Ataşehir’de kurulan Kök Hukuk Bürosu bünyesinde miras hukuku, gayrimenkul hukuku, aile hukuku, kira hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku, vergi hukuku, sigorta hukuku ve tazminat hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunar.

İstanbul Barosu

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir