Hemen Ara
WhatsApp
Makaleler

Evde Vasiyetname Nasıl Hazırlanır?

28 Temmuz 2026 Güncellendi: 8 Ağustos 2026 13 dk okuma

Evde hazırlanacak vasiyetname, ölümden sonra malvarlığınızla ilgili iradenizi yazılı ve hukuken şekle bağlı biçimde ortaya koyan belgedir. Geçerli sayılması için metnin baştan sona kendi el yazınızla yazılması, gün, ay ve yıl içeren açık bir tarih ve ıslak imza taşıması gerekir; bilgisayarda yazıp imzalamak çoğu zaman işe yaramaz. Kime ne bırakıldığını mümkün olduğunca net tanımlayın; mirasçıların kimlik bilgileriyle, taşınmazın adresi ve ada-parseli ya da hesap numarası gibi ayrıntılarla yazın, saklı pay sınırlarını gözetin ve belgenin bulunabileceği güvenli bir yerde saklayın ya da notere teslim etmeyi düşünün. En çok sorun çıkaran detay, iyi niyetle yazılan belirsiz ifadelerle eksik tarihin aynı metinde birleşmesidir.

Notere gitmeden vasiyet yazmak mümkün mü, hangi tür geçerli?

Resmi vasiyetname ve el yazılı vasiyetname farkı

Evet, notere gitmeden vasiyet yazmak mümkündür. Türk hukukunda vasiyet üç şekilde yapılabilir: resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve istisnai olarak sözlü vasiyet.

Resmî vasiyetname, iki tanığın katılımıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur; sulh hakimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş başka bir görevli olabilir. Mirasbırakan iradesini memura bildirir; metin yazılır veya yazdırılır, mirasbırakan okur ve imzalar; memur tarih koyup imzalar; tanıklar da mirasbırakanın beyanını ve ehliyetini imzayla teyit eder. Ayrıca resmî vasiyetnamenin aslını düzenleyen memur saklar.

El yazılı vasiyetname ise evde hazırlanabilir. Geçerli olmasının omurgası şudur: vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün yazılmalı, metin baştan sona mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmalı ve imzalanmalıdır. İsterseniz saklanmak üzere notere veya sulh hakimine de bırakılabilir, ama bu bir zorunluluk değildir.

Detaylarda hata payı daha yüksek olduğu için, el yazılı vasiyetnamede dilin netliği ve şekil şartları resmî vasiyetnameye göre daha kritik hale gelir.

Sözlü vasiyetin istisnai halleri

Sözlü vasiyet, “evde kolayca yapılan” bir yöntem değildir. Kanun, ancak yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, ağır hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar nedeniyle resmî veya el yazılı vasiyetname yapılamıyorsa bu yola izin verir.

Bu durumda mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır ve tanıklardan vasiyetnameyi yazmalarını veya yazdırmalarını ister. Tanıklardan biri, yer ve tarih (yıl, ay, gün) belirterek hemen yazar; ikisi imzalar ve belgeyi gecikmeden sulh veya asliye mahkemesine verir. Alternatif olarak doğrudan mahkemeye başvurup tutanak tutulmasını da sağlayabilirler.

Önemli bir sınır daha var: Olağanüstü hal geçip de mirasbırakanın sonradan diğer şekillerde vasiyet yapma imkanı doğarsa, bu tarihten itibaren bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer.

El yazılı vasiyetnamenin geçerli olmasının 3 şartı

Tamamının el yazısıyla yazılması şartı

El yazılı vasiyetnamenin en temel şartı, metnin başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmasıdır. Bu şart, sadece “ana metin” için değil, miktarlar, taşınmaz bilgileri, kişi isimleri gibi kritik kısımlar için de geçerlidir. Hazır bir metni bilgisayarda yazıp çıktı almak, altını el yazısıyla doldurmak veya sadece imzalamak çoğu durumda el yazılı vasiyetname sayılmaz.

Pratikte en güvenli yöntem şudur: Vasiyet metnini tek seferde, kesintisiz biçimde kendi el yazınızla yazın. Satır aralarında boşluklar bırakmak, sonradan ekleme şüphesi doğurabileceği için dikkatli olun. Birden fazla sayfa kullanmanız gerekiyorsa da her sayfanın aynı el yazısı bütünlüğünü koruması önemlidir.

Bu üç şartın kaynağı, Türk Medeni Kanunu m. 538 hükmüdür.

Tarih atma zorunluluğu ve doğru tarih formatı

El yazılı vasiyetnamede yıl, ay ve gün mutlaka yazılmalıdır. Sadece “2026” gibi yıl belirtmek, ya da ay-yıl yazmak genelde yeterli görülmez. Tarih, vasiyetnamenin hangi gün yapıldığını kesinleştirir. Birden fazla vasiyet varsa hangisinin daha yeni olduğu da bu şekilde anlaşılır.

En az tartışma çıkaran formatlar:

  • “27.07.2026”
  • “27 Temmuz 2026”

Tarihi okunaksız yazmak veya “27/7/26” gibi yoruma açık bir biçim kullanmak, ileride geçerlilik tartışması doğurabilir.

İmza nereye atılır, ad soyad şart mı?

El yazılı vasiyetnamede imza zorunludur. Güvenli uygulama, imzayı metnin en sonuna, yani son cümlenin altına atmaktır. Böylece “sonradan ekleme yapıldı” iddiasının önü daha kolay kesilir. Üste atılan imza, kenara atılan imza veya metinden kopuk bir imza, gereksiz risk oluşturur.

Kanun “ad-soyad yazılacak” diye ayrı bir şart koymaz. Yine de sırf imzanın kime ait olduğu tartışılmasın diye, imzanın altına ad ve soyadı el yazısıyla eklemek çoğu dosyada ispatı kolaylaştırır. İmza atamayacak bir sağlık durumunuz varsa, el yazılı vasiyet yerine resmî vasiyetname yolunu değerlendirmek daha güvenli olur.

Vasiyetname düzenlemek için yaş ve ehliyet koşulları

15 yaş ve ayırt etme gücü şartı

Vasiyetname düzenleyebilmek için iki temel koşul vardır: 15 yaşını doldurmuş olmak ve ayırt etme gücüne sahip olmak. Türk Medeni Kanunu’nda vasiyet ehliyeti bu şekilde tanımlanır. Bu nedenle “ergin olmak (18 yaş)” şart değildir; 15 yaşını dolduran kişi, ayırt etme gücü de varsa vasiyet yapabilir.

Ayırt etme gücü ise basitçe, kişinin yaptığı işlemin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilmesi ve buna göre makul biçimde karar verebilmesidir. Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya benzeri sebepler ayırt etme gücünü ortadan kaldırabilir. Kritik nokta şudur: Değerlendirme çoğu zaman vasiyetnamenin yazıldığı andaki zihinsel durum üzerinden yapılır. Yani kişi bazı günler iyi, bazı günler kötü olabiliyorsa, tartışma genelde “o gün” üzerinde yoğunlaşır.

Kanun metnini resmî kaynaktan görmek isterseniz Türk Medenî Kanunu içinde bu kurallar yer alır.

Ehliyet tartışması doğurabilecek durumlar

Uygulamada vasiyetnamenin iptali taleplerinin önemli bir kısmı “ehliyet vardı, yoktu” tartışmasına dayanır. Şu haller riskli görülebilir:

  • İleri yaşa eşlik eden bilişsel zayıflama, demans türleri, unutkanlık atakları
  • Psikiyatrik rahatsızlıklar veya ağır depresyon dönemleri
  • Yoğun ağrı, yüksek ateş, bilinç bulanıklığı, ameliyat sonrası dönem, yoğun bakım süreçleri
  • Alkol veya madde etkisi, güçlü sedatif ilaçların kullanımı
  • Kişi hakkında kısıtlama (vesayet) süreci olması veya bu yönde iddialar

Bu tür bir tablo varsa, evde el yazılı vasiyet yerine mümkünse resmî vasiyetname seçeneği daha az tartışma yaratır. Ayrıca tarih, imza ve kimlik bilgilerinin açık yazılması, metnin kısa ve net kurulması ve çelişkili ifadelerden kaçınmak da ehliyet tartışmalarını büyütmemek açısından önemlidir.

Evde el yazılı vasiyet yazarken metin nasıl kurulmalı?

Mirasçı ve lehtarları kimlik bilgileriyle netleştirme

El yazılı vasiyetnamede en çok ihtilaf çıkaran konu, “kime bıraktım?” sorusunun belirsiz kalmasıdır. Bu yüzden mirasçı ve lehtarları sadece isimle değil, ayırt edici kimlik bilgileriyle yazın. Örneğin ad-soyadın yanında mümkünse T.C. kimlik numarası, doğum tarihi, baba adı, yerleşim yeri gibi bilgiler kullanın. Aynı isimli kişiler varsa “kardeşim Ahmet” demek çoğu zaman yetmez; “kardeşim Ahmet Yılmaz (TCKN…, doğum tarihi…)” gibi netleştirin.

Eşiniz, çocuklarınız ve diğer yasal mirasçılarınızın varlığını da metinde doğru konumlandırın. “Tüm mirasımı X’e bırakıyorum” gibi cümleler, saklı pay ve miras ortaklığı gibi konular nedeniyle beklediğiniz sonucu her zaman vermeyebilir.

Malvarlığını yoruma kapalı tanımlama yöntemleri

“Evimi veriyorum” yerine, hangi evi kastettiğinizi tartışmaya kapatın. Taşınmazlar için il, ilçe, mahalle, ada, parsel, bağımsız bölüm gibi tapu bilgilerini ve açık adresi yazmak en güvenlisidir. Araç için plaka, marka-model ve şasi numarası; banka hesabı için banka adı ve hesap/IBAN; ziynet veya koleksiyon gibi eşyalar için mümkünse ayrıntılı tanım ve bulunduğu yer ekleyin.

Paylaştırma yaparken “yarısı”, “eşit paylaşsınlar” gibi ifadeleri de somutlaştırın. Örneğin “A’ya yüzde 50, B’ye yüzde 50” gibi oran yazmak, sonradan yorum ihtiyacını azaltır.

Şart, yükleme ve vasiyeti yerine getirme görevlisi

Vasiyetnameye şart (örneğin “mezun olursa”) veya yükleme (örneğin “mezar bakımını yapsın”) koyabilirsiniz. Burada amaç net olmalı ve yerine getirilmesi makul şekilde denetlenebilir olmalıdır. Çok muğlak, ölçülemez ya da kişiyi aşırı zorlayan yüklemeler ileride uyuşmazlık doğurabilir.

İşin uygulanmasını kolaylaştırmak için bir vasiyeti yerine getirme görevlisi de belirleyebilirsiniz. Bu kişi, vasiyetin gereğini yerine getirmeye yardımcı olur. Ad-soyad ve kimlik bilgilerini net yazın. Kabul edip etmemesi ayrı bir süreçtir; yine de vasiyet metninde görevin kapsamını kısa ve açık anlatmak faydalıdır.

Birden fazla sayfada numaralandırma, paraf ve düzeltme

Metin birden fazla sayfadaysa her sayfayı 1/3, 2/3, 3/3 gibi numaralandırın. Her sayfanın altına paraf atmak ve son sayfanın sonunda tam imza kullanmak, sonradan sayfa eklenmesi veya çıkarılması iddialarını azaltır.

Yanlış yazdıysanız karalama yerine, hatalı kısmın üzerini tek çizgiyle çizip yanına doğru ifadeyi el yazınızla ekleyin ve mümkünse yanına paraf atın. Boş satırları gereksiz yere bırakmayın. Metnin sonuna da kısa bir cümleyle “işbu vasiyetname … sayfadan ibarettir” benzeri bir kapanış eklemek, bütünlüğü güçlendirir.

El yazılı vasiyet için kısa metin iskeleti ve örnek ifadeler

Açılış cümlesi ve kimlik bilgileri

El yazılı vasiyetnameyi yazarken kısa bir iskeletle ilerlemek hata riskini azaltır. Örnek bir açılış şöyle olabilir (tamamı el yazınızla yazılmalıdır):

“Ben, [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: […], Doğum tarihi: […], Baba adı: […], Yerleşim yeri: […]) ayırt etme gücüne sahip olarak işbu el yazılı vasiyetnamemi kendi el yazımla düzenledim. Önceki vasiyetlerim varsa, bu vasiyetname ile çelişen kısımlarından dönüyorum.”

Kimlik bilgilerini uzun tutmanız şart değildir. Ama aynı isimli kişiler, ikinci evlilik, geniş aile gibi durumlarda ayrıntı, ileride yorumu azaltır.

Paylaştırma ve özel mal bırakma cümleleri

Paylaştırma yaparken oran ve mal tanımı net olmalı. Örnek ifadeler:

“Malvarlığımdan [Ad Soyad, TCKN]’ye miras payı olarak yüzde […] bırakıyorum.”

“[İl/ilçe/mahalle], [ada], [parsel], [bağımsız bölüm] numaralı taşınmazımı [Ad Soyad, TCKN]’ye vasiyet ediyorum.”

“[Banka adı] nezdindeki [IBAN/hesap no] hesabımda bulunan meblağın [tutar/yüzde] kısmının [Ad Soyad, TCKN]’ye verilmesini istiyorum.”

“Cenaze ve defin giderlerimin malvarlığımdan karşılanmasını istiyorum.”

Birden fazla kişiye aynı malı bırakıyorsanız “eşit paylaşsınlar” yerine “yarı yarıya” gibi payı yazmak daha güvenlidir.

Tarih ve imza bölümü

Son bölüm kısa ve açık olmalı. Örnek:

“Tarih: 27.07.2026 (yirmi yedi Temmuz iki bin yirmi altı)
İmza: [Islak imza]
Ad Soyad: [Ad Soyad]”

İmza, metnin en sonunda olmalı. Tarih de mutlaka gün/ay/yıl içermeli. Bu bölümden sonra boş satır bırakmamaya çalışın.

Saklı payı aşan vasiyetlerde tenkis riski ve sınırlar

Saklı pay kimlerde var, neyi etkiler?

Saklı pay, bazı yakın mirasçıların kanunen korunan asgari miras hakkıdır. Bu hak, vasiyetnameyle “tamamen dışarıda bırakılmalarını” engeller. Yani el yazılı vasiyetnameniz şeklen geçerli olsa bile, saklı payı aşan kısımlar sonradan dava konusu olabilir.

Saklı pay sahibi olanlar sınırlıdır: altsoy (çocuklar, torunlar), anne ve baba (mirasçı oldukları ölçüde) ve sağ kalan eş. Kardeşler için saklı pay yoktur.

Oranlar, kişinin yasal miras payı üzerinden hesaplanır:

  • Altsoy için saklı pay: yasal payın yarısı.
  • Anne ve babadan her biri için saklı pay: yasal payın dörtte biri.
  • Sağ kalan eş için saklı pay: altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa yasal payın tamamı, diğer hallerde yasal payın dörtte üçü.

Bu oranlar, mirasbırakanın “serbestçe vasiyet edebileceği kısmı” doğrudan sınırlar. Metin olarak Türk Medeni Kanunu’nda saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım düzenlenir.

Saklı payı zedeleyen vasiyetlerde ne olur?

Saklı pay zedelenirse sonuç, çoğu zaman “vasiyetin tamamen geçersiz olması” değildir. Tipik yol, saklı payı alamayan mirasçının tenkis davası açmasıdır. Mahkeme, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan kazandırmaları saklı pay tamamlanıncaya kadar indirir. Böylece vasiyet, kanunun izin verdiği sınıra çekilmiş olur.

Tenkiste genel sıra şudur: Önce ölüme bağlı tasarruflar (vasiyet gibi) azaltılır. Bu yetmezse, sağlararası karşılıksız kazandırmalar (bağışlar gibi) en yeniden eskiye doğru tenkise gider.

Süreler de önemlidir. Saklı payın zedelendiği öğrenildikten sonra genelde 1 yıl içinde, her hâlde kanunda öngörülen azami süre dolmadan dava açılması beklenir. Tenkis iddiası bazı durumlarda def’i olarak da ileri sürülebilir. Bu yüzden, evde yazılan vasiyetnamede paylaştırma yapılırken saklı pay sınırı baştan gözetilirse, ilerideki uyuşmazlık riski belirgin biçimde azalır.

Evde yazılan vasiyetin saklanması, bulunması ve sonradan değiştirilmesi

Saklama seçenekleri: ev, emanet, notere veya mahkemeye tevdi

El yazılı vasiyetnameyi yazdıktan sonra en kritik konu, belgenin ölümden sonra bulunabilmesi ve “sonradan ekleme yapıldı” şüphesinin doğmamasıdır. Kanuna göre el yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı şekilde notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir. Bu tevdi işlemi zorunlu değildir ama güvenliği artırır.

Evde saklayacaksanız, güvenilir bir yer seçin ve en az bir kişinin “nerede olduğunu” bilmesini sağlayın. Alternatif olarak, güvendiğiniz bir kişiye veya avukatınıza emanet edebilirsiniz. Burada asıl mesele, belgenin kasıtlı ya da kazara ortadan kaybolmamasıdır.

Bir vasiyetname ölümden sonra ele geçerse, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur. Bu yükümlülük, vasiyetnameyi bulan veya saklayan herkes için geçerlidir. Detaylı hüküm Türk Medeni Kanunu içinde yer alır.

Kaybolma ve tahrip riskini azaltma yolları

Belgeyi zarf içinde saklamak, zarfın üzerine “El yazılı vasiyetname” ve tarih yazmak, gereksiz açma-kapama ihtiyacını azaltır. Nem, yangın, taşınma gibi riskler için suya dayanıklı dosya ve güvenli bir saklama alanı tercih edin.

Fotokopi veya tarama, tek başına “vasiyetname” yerine geçmez. Yine de olası bir kayıp iddiasında, belgenin varlığını ve içeriğini tartışırken yardımcı bir delil tartışması doğabilir. Bu yüzden asıl hedef, orijinali korumak olmalıdır.

Vasiyetten dönme ve yeni vasiyetle değiştirme (rücu)

Vasiyetnameden dönmek (rücu) mümkündür ve genelde üç şekilde karşımıza çıkar:

  • Yeni vasiyetname ile: Kanundaki şekillerden birine uyarak yeni bir vasiyetname yapıp önceki vasiyetin tamamından veya bir kısmından dönebilirsiniz. En sağlıklısı, yeni metinde “önceki vasiyetlerimden dönüyorum” gibi açık bir cümle kurmaktır.
  • Yok ederek: Vasiyetnameyi bilerek yırtmak, yakmak gibi davranışlar rücu sonucu doğurabilir. Ancak “kayıp” ile “bilerek yok etme” karışırsa ispat sorunları çıkabilir.
  • Sonraki tasarruflarla çelişme: Önceki vasiyeti ortadan kaldırmadan yeni bir vasiyetname yaparsanız, kural olarak çelişen kısımda sonraki vasiyet uygulanır; önceki metnin “tamamlayıcı” olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde anlaşılmıyorsa.

Değişiklik yaparken aynı malı iki farklı kişiye bırakan çelişkilerden kaçınmak, ilerideki itiraz ve dava riskini belirgin biçimde azaltır.

Avukat Mustafa Kök profil fotoğrafı
İstanbul Avukat

Avukat Mustafa Kök

Avukat Mustafa Kök, 2018 yılında İstanbul Ataşehir’de kurulan Kök Hukuk Bürosu bünyesinde miras hukuku, gayrimenkul hukuku, aile hukuku, kira hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku, vergi hukuku, sigorta hukuku ve tazminat hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunar.

İstanbul Barosu

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir