Hemen Ara
WhatsApp
Miras Hukuku

Gaiplik Nedir? (2026) Şartları, Davası, Süresi ve Miras Etkisi

30 Ağustos 2023 Güncellendi: 13 Nisan 2026 15 dk okuma

Gaiplik, Türk Medeni Kanunu’nun 32 ile 35. maddeleri arasında düzenlenen ve bir kimsenin uzun süre kendisinden haber alınamaması ya da ölüm tehlikesi içinde kaybolması halinde gündeme gelen önemli bir hukuki durumdur. Kişinin hayatta olup olmadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, ölümü ihtimalinin kuvvetli olduğu hallerde mahkeme kararıyla gaipliğine hükmedilir. Bu karar, yalnızca kişinin hukuki statüsünü değil; miras, aile hukuku ve malvarlığına ilişkin birçok sonucu da doğurur. Bu nedenle gaiplik, hem kayıp kişinin hukuki durumunun netleştirilmesi hem de yakınlarının haklarının korunması açısından özel bir öneme sahiptir.

Gaiplik Nedir? 

Gaiplik, bir kişinin uzun süre kendisinden haber alınamaması veya ölüm tehlikesi içinde kaybolması nedeniyle hayatta olup olmadığının bilinmemesi halinde, mahkeme kararıyla hukuken ölmüş sayılmasını ifade eder. Bu karar, kesin bir ölüm tespitine dayanmaz; ancak kişinin ölüm ihtimalinin kuvvetli kabul edilmesi nedeniyle, hukuki işlemlerin sürdürülebilmesi amacıyla verilir.

Gaiplik Kavramının Tanımı 

Gaiplik, genellikle uzun süre haber alınamayan ve bu durumun yanı sıra ölmüş olma ihtimali yüksek olan kimseler için hukuk düzeninde tanımlanan bir kavramdır. Gaiplik durumunda, kişinin hayatta olup olmadığı konusunda belirsizlik hüküm sürdüğünden, o kişiye ilişkin hukuki işlemler de belirsiz bir hal alabilmektedir. 

Bir kimsenin ortadan uzun süreli veya ölüm tehlikesi içinde kaybolması durumunda hakkında gaiplik kararı verilir. Gaipliğine karar verilen kişinin sağ olup olmadığı belli değildir ama ölümü hakkında kuvvetli olasılık vardır.

Türk Medeni Kanunu’nda Gaiplik (m.32-35) 

Gaiplik meselesi Türk Medeni Kanunu madde 32 ile madde 35 arası düzenlenmiştir. Ailesi ile birlikte yaşarken adresinden ayrılıp bir daha dönmeyen kimseler için gaiplik kararı alınmalıdır. Kendisinden uzun süre haber alınamayan, yaşayıp yaşamadığı bilinmeyen kişilerin gaipliğine karar verilmesi için sulh hukuk mahkemesinde dava açılmalıdır.  

Gaiplik Şartları Nelerdir? 

Gaiplik kararı verilebilmesi için, Türk Medeni Kanununda belirli şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Öncelikle kişi ya ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş olmalı ya da kendisinden uzun süredir kesintisiz şekilde haber alınamıyor olmalıdır. Bunun yanında, kanunda öngörülen sürelerin de dolmuş olması zorunludur. Bu şartların gerçekleşmesi tek başına yeterli olmayıp, ayrıca ilgililer tarafından mahkemeye başvurulması gerekir. Mahkeme, yapılan başvuru üzerine gerekli araştırmaları yapar, ilan sürecini yürütür ve şartların oluştuğunu tespit ederse gaiplik kararı verir.

Gaiplik Süresi Ne Kadardır? 

Gaiplik kararı verilebilmesi için kanunda belirli sürelerin geçmiş olması zorunludur. Bu süreler, kaybolma halinin niteliğine göre farklılık gösterir. Eğer kişi ölüm tehlikesi içinde kaybolmuşsa, bu tehlikenin ortadan kalktığı tarihten itibaren en az 1 yıl geçmeden gaiplik başvurusu yapılamaz. Buna karşılık, kişiden uzun süredir haber alınamıyorsa, son haberin alındığı tarihten itibaren en az 5 yıl geçmiş olması gerekir.

Sürenin başlangıcı, olayın özelliğine göre belirlenir. Ölüm tehlikesi halinde tehlikenin sona erdiği an esas alınırken, haber alınamama durumunda son iletişim tarihi dikkate alınır. Bu süreler dolmadan yapılan başvurular mahkeme tarafından reddedilecektir. Ayrıca gaiplik süreci içinde mahkeme tarafından yapılacak ilanlar için de belirli bekleme süreleri öngörülmüş olup, ilk ilandan sonra en az 6 ay geçmeden karar verilmesi mümkün değildir.

Ölüm Tehlikesi Halinde Süre 

Ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde gaiplik kararı verilebilmesi için, bu tehlikenin ortadan kalktığı tarihten itibaren en az 1 yıl geçmiş olması gerekir. Ölüm tehlikesi; deprem, yangın, çığ, gemi kazası veya savaş gibi kişinin hayatını ciddi şekilde tehdit eden olayları ifade eder. Bu tür durumlarda kişinin bedenine ulaşılamamış olması ve hayatta olup olmadığına dair kesin bir bilginin bulunmaması halinde, gaiplik süreci gündeme gelir.

Bir yıllık sürenin amacı, kaybolan kişinin ortaya çıkma ihtimaline karşı makul bir bekleme süresi tanımaktır. Bu süre dolmadan gaiplik talebinde bulunulamaz. Süre dolduktan sonra ilgililer tarafından mahkemeye başvurulmasıyla birlikte ilan süreci başlatılır ve yapılan araştırmalar sonucunda şartların oluştuğu kanaatine varılırsa gaiplik kararı verilebilir.

Haber Alınamama Halinde Süre 

Kişiden uzun süredir haber alınamaması halinde gaiplik kararı verilebilmesi için, son haberin alındığı tarihten itibaren en az 5 yıl geçmiş olması gerekir. Bu durumda, kişinin nerede olduğu ve hayatta olup olmadığı konusunda herhangi bir bilginin bulunmaması esastır. Haber alınamama halinin kesintisiz olması gerekir; yani bu süre içinde kişiden herhangi bir şekilde haber alınmışsa süre yeniden başlar.

Beş yıllık süre, kişinin yaşama ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığı ancak ciddi bir belirsizliğin oluştuğu durumlar için öngörülmüştür. Bu süre dolmadan gaiplik başvurusu yapılamaz. Sürenin tamamlanmasının ardından ilgililer mahkemeye başvurarak gaiplik talebinde bulunabilir ve mahkeme tarafından yürütülecek ilan ve araştırma süreci sonucunda karar verilir.

Sürenin Başlangıcı ve Hesaplanması 

Gaiplikte sürelerin başlangıcı, kaybolma halinin niteliğine göre belirlenir. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda süre, tehlikenin ortadan kalktığı tarihten itibaren başlar. Örneğin deprem, yangın veya benzeri bir olay sonrasında kişinin bulunamaması halinde, sürenin başlangıcı bu tehlikeli durumun sona erdiği andır. Buna karşılık, uzun süredir haber alınamama halinde süre, kişiden en son haber alındığı tarihten itibaren hesaplanır.

Sürelerin doğru şekilde belirlenmesi, gaiplik başvurusunun kabulü açısından büyük önem taşır. Zira kanunda öngörülen 1 yıllık ve 5 yıllık süreler dolmadan yapılan başvurular mahkeme tarafından reddedilecektir. Ayrıca sürelerin kesintisiz olması gerekir; haber alınamama halinde araya giren herhangi bir bilgi veya iletişim, sürenin yeniden başlamasına neden olur. Bu nedenle somut olayda sürenin başlangıcının doğru tespit edilmesi, gaiplik sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından belirleyicidir.

Gaiplik Davası Nasıl Açılır? 

Görevli ve Yetkili Mahkeme 

Gaiplikle ilgili kararın verilmesi ve gaiplik hükmünün sonuçlarının uygulanabilmesi için mahkeme kararı gerekir. Gaiplik davasının kişinin son ikamet adresinin bulunduğu yerdeki mahkemede açılmalıdır. Türkiye‘de hiç yerleşmemiş kişiler için nüfusa kayıtlı olduğu yerdeki mahkemede gaiplik davası açılmalıdır. Kişinin nüfusu bir yerde kayıtlı değilse, bu durumda anne veya babasının kayıtlı olduğu yer mahkemesi başvuru için muhatap mahkeme olarak belirlenir.

Gaiplik davası sulh hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Sulh hukuk mahkemesinde açılmayan gaiplik davası hakkında görevsizlik kararı verilecektir. Mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilmemesi için gaiplik davasının, hakkında karar verilmesi istenen kişinin son yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekir. Eğer gaipliği istenen kişi Türkiye’de hiç yerleşmemişse, nüfusa kayıtlı olduğu yerdeki mahkemede dava açılmalıdır.

Gaiplik Davasını Kimler Açabilir? 

Gaiplik davasını belirli kişiler açabilir; aksi takdirde dava reddedilecektir. Bu kişiler; eş, mirasçı, vasiyet alacaklısı, sınırlı ayni hak sahibi ve vasiyeti yerine getirme görevlisidir. Belirli koşullarda medeni kanunun 588. maddesi gereği hazine gaiplik kararını talep edebilir. Bunu dışında alacaklıların ya da vasinin, hayat sigortası lehtarı, askerlik şubesi, savcılık da gaiplik isteminde bulunabilir.

Gerekli Belgeler ve Deliller 

Gaiplik davasında, kaybolan kişinin durumunu ortaya koyan bilgi ve belgelerin mahkemeye sunulması gerekir. Bu kapsamda öncelikle, gaipliği istenen kişinin kimlik bilgilerini içeren nüfus kayıtları dosyaya eklenmelidir. Bunun yanında, kişinin uzun süredir kendisinden haber alınamadığını veya ölüm tehlikesi içinde kaybolduğunu gösteren her türlü belge ve bilgi delil olarak sunulabilir.

Somut olaya göre; kolluk tutanakları, kayıp başvuruları, tanık beyanları, resmi yazışmalar ve ilgili kurum kayıtları önemli deliller arasında yer alır. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma söz konusuysa, olayın gerçekleştiğine dair resmi raporlar veya tutanaklar da dosyaya sunulmalıdır. Gaiplik davası çekişmesiz yargı işi olduğundan, hakim gerekli gördüğü takdirde resen araştırma yapabilir ve ek deliller toplayabilir. Bu nedenle sunulan belgelerin, kişinin durumunu açıklığa kavuşturacak nitelikte olması büyük önem taşır.

Dava Süreci ve Yargılama Usulü 

Kişiden uzun süredir haber alınamaması belirli sebeplerle açıklanabiliyorsa o kişi hakkında gaiplik kararı verilemez. Kişinin gaipliği hakkında sadece mahkeme karar verebilir. Gaiplik davası basit yargılama usulüne göre yürütülür. Sadece gerçek kişiler için gaiplik kararı verilmesi isteminde bulunulabilir. Vakıf, dernek ya da şirket gibi tüzel kişiler hakkında gaiplik kararı verilemez. 

Gaiplik İlanı Süreci 

Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli şartlar arasında belli bir sürenin geçmiş olması vardır. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 33. maddesinde yer almaktadır.  

İlanın Amacı 

Mahkeme, gaipliği düşünülen kişi için dava açıldığında, kayıp olan kişinin en son bulunduğu alanda yaygın olarak okunabilen gazeteler aracılığıyla hem toplumu hem de muhtemel bilgi sahiplerini bilgilendirmek amacı ile ilana çıkar. Bu ilanlarla gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseler bilgi vermek için davet edilir. Bu ilanın amacı kişi ölmediyse ortaya çıkmasıdır. İlan üzerine gaipliği istenen kişinin yaşadığı ya da öldüğü hakkında bilgi verilirse, gaiplik talebi düşer. Mahkeme ayrıca nüfus müdürlüğü, kolluk ve ilgili diğer kurumlardan araştırma yapar. Verilen ilanlara rağmen sonuç alınamaması durumunda mahkeme kişinin  gaipliğe karar verir.

İlan Nerede ve Nasıl Yapılır? 

Gaiplik kararı verilebilmesi için en az iki defa gazetede ilan verilmesi gerekmektedir. Bu ilanda gaipliğine karar verilecek kişinin kimlik bilgileri yazar. Belirlenecek süre hakimin takdirindedir, kanunda geçen süre asgari olarak düzenlenmiştir. Hakim somut olayın özelliklerine göre kişinin ortaya çıkacağı kanaatinde ise isterse bu süreyi uzatabilir. İki ilan arasındaki zaman için hak düşürücü bir süre söz konusu değildir. Yine hakim dilerse ikiden fazla ilan da yapabilir. İlandan sonra hakim o kişi hakkında gaiplik kararına hükmedebilir. 

İlan Süresi ve Sayısı 

İlk ilanın yapıldığı günden itibaren en az 6 ay beklenmeli ve mahkeme tarafından en az 2 ilan yapılmalıdır. Mahkeme hakimi eğer  gerekli görürse, ikiden fazla ilanın yapılmasına da karar verebilir.  Kişinin yaşadığının anlaşılması halinde gaiplik davası reddedilir.

İlan Sonrası Değerlendirme 

Mahkeme tarafından yapılan ilanlar sonuçsuz kalırsa, hiç kimse mahkemeye başvurmazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Karar kesinleştikten sonra, mahkeme tarafından 10 gün içinde nüfus müdürlüğüne gaiplik kararı bildirilir. Hakkında gaiplik kararı alınması istenen kişi yaşıyorsa, kendisi de mahkemeye başvurabilir. 

Gaiplik Kararı ve Hukuki Sonuçları 

Gaiplik Kararının Niteliği 

Mahkemenin gaipliğe karar vermesi ile hakkında karar verilenin kişiliği son bulur. Gaiplik, kişinin ölmüş sayılacağı hususunda yasal bir karine yaratmaktadır. Kişinin nüfus kayıtlarına ölü olarak geçirilmez, gaipliğine karar verildiği yazılır. Mahkeme tarafından verilen gaiplik kararının kesinleşmesi ile ölüme bağlı haklar ortaya çıkar.

Kararın Geriye Yürümesi 

Gaiplik kararı geriye doğru yürümektedir. Yani alındığı tarihten itibaren değil geçmişe etkili olarak sonuç doğurmaktadır. Gaiplik kararı, ölüm tehlikesi içinde kaybolan bir kişi için, tehlike anından itibaren etkin olur. Diğer bir durumda, eğer bir kişiden belirli bir süre haber alınamıyorsa, gaiplik kararı son haberin alındığı tarihten itibaren geçerlilik kazanır. Bu önemli nokta, gaiplik kararının sadece ilan edildiği tarihten itibaren değil, aynı zamanda geçmişe yönelik olarak da sonuçlar doğurduğunu ifade eder. 

Gaiplik ve Miras İlişkisi 

Gaiplik kararının kesinleşmesi ile birlikte; hakkında gaiplik kararı verilen kişinin mirası, mirasçılarına geçecektir. Gaipliğine karar verilenin mirasın geçişi Türk Medeni Kanununun 584.maddesi ile 588. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 

Mirasın Açılması 

Bir kişi hakkında gaiplik kararı verildiği andan itibaren bu kimsenin mirası açılır. Mirasçılar, gaipliğe ilişkin sürelere ve usule uyarak miras payının kendilerine teslimini isteyebilirler. 

Teminat (Güvence) Şartı 

Gaiplik kararının kesinleşmesiyle birlikte gaibin mirasının mirasçılara geçebilmesi mirasçıların güvence (teminat)  göstermesi gerekir. Güvence istenmesinin amacı, hakkında gaiplik kararı verilen kişinin ölmemiş olması ihtimalidir. Sadece teminat yükümlülüğü yerine getiren mirasçılar kendilerine düşen miras payını  alabilirler. Hak sahipleri gaiplik kararı verildikten sonra mirasçılık belgesi çıkartabilirler. Güvencenin türü ve miktarı ile ilgili olarak hakime takdir yetkisi tanınmıştır. 

Eğer gaiplik ölüm tehlikesi altında kaybolma sebebiyle verilmişse, mirasçılar tarafından sunulan güvence süresi, tereke mallarının teslim edilmesinden itibaren beş yıl olarak belirlenmiştir. Gaiplik kararı kişiden uzun süredir haber alınamaması sebebi ile verilmişse; güvence süresi son haber tarihinden itibaren on beş yıldır. Her iki durumda da güvence süresi, en fazla gaibin yüz yaşına bastığı süreyi kapsayacaktır.

Gaibin Geri Dönmesi Halinde Miras 

Türk Medeni Kanunu’nun 585. maddesi uyarınca, kaybolmuş kişinin mirasından pay almış olan kişiler, geri dönmesi durumunda almış oldukları miras paylarını iade etmek zorundadır. Mirası elinde bulunduran mirasçılar iyi niyetli ise harcadığı kısım kendisinden istenemez. Elinde kalanı vermesi istenir. Bu geri verme, miras sebebiyle istihkak davasının bağlı olduğu zamanaşımına tabi olacaktır. Bu geri alım davasının zamanaşımı süresi, davalının zilyet bulunduğunu öğrendiği günden itibaren bir yıldır. Süre her halde miras bırakanın ölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıldır. 

Gaiplik ve Evlilik İlişkisi 

Evliliğin Kendiliğinden Sona Ermemesi 

Gaiplik kişiliği sona erdirecektir ama evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Gaiplik kararının evliliğe etkisi Türk Medeni Kanununun 131. maddesinde düzenlenmiştir. Mahkeme tarafından evliliğin feshine karar verilebilmesi için, kayıp olan eş hakkında  gaiplik kararı verilmiş olmalıdır. Gaiplik hakkında mahkemeye başvurulduğu sırada evliliğin feshi de talep edilmelidir. Eğer açılan davada gaipliğin tespiti ile birlikte evliliğin sonlandırılması da talep edildiyse ayrıca evliliğin feshi davası açmaya gerek yoktur. 

Evliliğin Feshi Davası 

Gaibin eşi, mahkeme tarafından evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Mahkeme, nüfus kayıtları üzerinden ortada geçerli bir evliliğin olup olmadığını inceler. Gaibin eşi ya gaiplik davası ile birlikte ya da ayrıca açacağı bir dava ile evliliğin feshini istemelidir. 

Babalık Karinesi ve Sonuçları 

Sağ kalan eş kadın ise ve bir çocuk dünyaya getirirse bu çocuğun babası karine olarak hala koca olan gaip kişidir. Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde (iddet müddeti) doğan çocuğun babası kocadır. Babalık karinesinin sonucu olarak evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocukların babası gaib eş sayılacaktır.

Gaiplik Kararının Sona Ermesi 

Gaibin Ortaya Çıkması 

Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak geriye doğru  hüküm ve sonuç doğurur. Kişinin ölmediğini ispat edilene kadar gaiplik kararı hüküm ifade etmeye devam ettirecektir. Gaiplik kararı ile birlikte kişinin öldüğüne dair adi bir karine oluşmuş olmaktadır. Gaibin ortaya çıkması veya ölümünün tespiti kendiliğinden sonuç doğurmaz.

Ölümün Kesin Olarak Tespiti 

İlan sonucunda bu kişinin ölmüş olduğu da tespit edilebilir. Böyle bir durumda mezarı tespit edilmeli ve ölüm kaydı nüfusuna kayıt edilmelidir. Nüfus memurlarınca ölüm kütüğüne tescil edilir. Kişi hakkında gaipliğe karar verildikten sonra kişinin cesedi bulunursa nüfus kaydına ölümü işlenir.

Mahkeme Kararı ile Hükmün Kaldırılması 

Yargısal bir karar sonucu gaiplik hükmünün verilmesinin ardından, söz konusu kişinin yaşadığı ortaya çıkarsa, bu durum gaiplik kararını hükümsüz kılar. Gaiplik kararı verilen kişinin geri gelmesi halinde, alınan kararın hükümsüzlüğünün tespiti için mahkemeye başvurulması gerekmektedir. Mahkemenin vereceği yeni karara bağlı olarak gaiplik hükmü ortadan kalkacaktır. 

Uygulamada Gaiplik Örnekleri 

Mesela terk iradesi ile evden ayrılan eş hakkında gaipliğe hükmedilemez; çünkü hala kişinin yaşama ihtimali bulunmaktadır. Ölüm tehlikesi içerisinde kaybolmayı somutlaştırmak gerekirse kişinin bulunduğu muhtemel binada yangın çıkması ve bedenin bulunamaması, kışın yüksek bir dağa çıkması ve çığ düşmesi, kişinin katıldığı turistik bir gemiyle dalgalı bir denize açılan gemisinin batması ve bulunamaması, tehlikeli bir savaşa gitmesi ve sonrasında ulaşılamaması gibi durumlar gösterilebilir. Deprem sonrasında göçük altında kalan kişinin bedenine ulaşılamaması durumu da, ölüm tehlikesi içinde kaybolmaya örnektir. Kaybolma tarihinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra ölüm tehlikesi içerisinde kaybolan kişinin gaipliğine karar verilebilir. Sürenin başlangıcı tehlikenin ortadan kalktığı tarihtir.

Avukat Mustafa Kök profil fotoğrafı
İstanbul Avukat

Avukat Mustafa Kök

Avukat Mustafa Kök, 2018 yılında İstanbul Ataşehir’de kurulan Kök Hukuk Bürosu bünyesinde miras hukuku, gayrimenkul hukuku, aile hukuku, kira hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku, vergi hukuku, sigorta hukuku ve tazminat hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunar.

İstanbul Barosu

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir