İntifa Hakkı Nedir?
İntifa hakkı, hak sahibine, hakkın konu olduğu varlık üzerinde tam kullanma ve yararlanma yetkisi veren bir ayni haktır. Türk Medeni Kanununun 794. maddesine göre düzenlenir. İntifa hakkı, kişilere ister taşınır ister taşınmaz mallar, isterse haklar veya geniş bir mal varlığı üzerinde bu hakkı kullanabilme olanağı sunar. İntifa hakkı sahibi, kullanma ve yararlanma yetkisine sahipken, çıplak mülkiyet (kuru mülkiyet) hakkı asıl mülkiyet sahibinde kalmaya devam eder.
İntifa hakkının temel özelliği, mülkiyet hakkı haricinde, mülk üzerinde en kapsamlı koruma ve kullanım olanaklarını sağlamasıdır. Bu hak, mülkiyet hakkının aksine, hak sahibine hakkın konusu olan şeyi sınırsız ve tam anlamıyla kullanma ve faydalanma imkanı tanır.
İntifa hakkının mülkiyet haklarıyla olan ilişkisinde, mülkiyet sahibi sadece çıplak mülkiyeti korur ve bu hak üçüncü şahıslara devredilebilir iken, kullanma ve yararlanma yetkisi intifa hakkı sahibine ait olur. Bu, intifa hakkı sahibinin, konu olan şeyi sadece kendisinin kullanabileceği anlamına gelmez; bu şeyi başkalarına da kullandırma veya yararlanma hakkı verilebilir.
İntifa hakkı, aynı zamanda hak sahibine bazı sorumluluklar da yükler. Örneğin, intifa hakkı sahibi, mülkün değerinin korunması ve bakımıyla yükümlü olabilir. Tüm bu kurallar ve düzenlemeler, Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat içerisinde yer alır ve mülkiyet hakkı ile intifa hakkı arasındaki dengeyi tesis eder.
İntifa hakkı, gayrimenkul alanında önemli bir kavramdır ve bu hakkın doğru anlaşılması, mülkiyet ilişkilerinin düzgün işleyişi için kritik öneme sahiptir. Her iki tarafın da haklarının korunması ve mülkün etkin kullanılması açısından, intifa hakkının detaylarının iyi kavranması gerekmektedir.

İntifa Hakkı Nasıl Kurulur?
İntifa hakkı, taşınmaz mallar üzerinde genellikle sözleşme yolu ile kurulan bir haktır. İntifa hakkını kazanmanın temel adımı, tapu memuru tarafından düzenlenen resmi senet ile gerçekleşir. Böylece, taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı resmi olarak kurulmuş olur. Tapu kayıtlarına işlenen intifa hakkı, hak sahibine belirli bir süre boyunca taşınmazı kullanma veya gelir elde etme imkanı verir.
Taşınırlar söz konusu olduğunda, intifa hakkının kurulması için resmi bir tescil işlemi gerekmez. İlgili sözleşme yapıldıktan sonra, taşınır malın zilyetliği doğrudan intifa hakkı sahibine devredilir. Taşınırlar üzerindeki intifa hakkının kurulması ve devri, söz konusu eşyanın fiilen teslim alınmasıyla tamamlanır.
Alacaklar üzerinde intifa hakkı kurulumu da yine sözleşme ile mümkündür. Ancak, bu durumda intifa hakkının temliki ve varsa ilgili kıymetli evrakın teslimi gerekmektedir. Alacak üzerinde intifa hakkı sağlamak, alacak hakkından belli bir süre yararlanma veya gelir elde etme imkanı sunar.
Türk Medeni Kanunu 795. maddesine göre düzenlenen bu haklar, intifa hakkı sahiplerine mülkiyet dışında, taşınmaza, taşınıra veya alacak hakkına dair geniş yetkiler tanır. İntifa hakkı, yasal çerçevede koruma altına alınmış olup, hem taşınmaz hem de taşınır mallar ile alacaklar üzerinde, belirlenen koşullar çerçevesinde kurulabilir.
Sözleşme ile intifa hakkı kurma süreci, alıcı ve satıcı arasındaki mutabakata bağlı olup, hak sahibi ve yararlanıcının menfaatlerini koruyan önemli bir araçtır. Bu hakkın kullanımı ve devri hakkında daha fazla bilgi ve danışmanlık almak için gayrimenkul alanında uzman bir avukata başvurmak tavsiye edilir.
Mirasta İntifa Hakkı
İntifa hakkı, sadece iki taraflı anlaşmalar aracılığıyla değil, aynı zamanda bireylerin tek taraflı işlemleri ile de hayata geçirebileceğiniz bir haktır. Bu hukuki oluşum, bireyler arasında yapılan sözleşmelerle tesis edilebileceği gibi, vasiyetname gibi tek taraflı hukuki işlemlerle de kurulabilir.
Özellikle miras hukuku alanında, intifa hakkının kurulması büyük önem taşır. Miras bırakan, mirasçılarına veya üçüncü şahıslara mal varlığı üzerinde belirli haklar tanımak için, miras bıraktığı eşya üzerinde önceden intifa hakkı tesis edebilir. Tek taraflı hukuki bir işlem olan vasiyetname vasıtasıyla, mirasbırakanın arzusuna uygun olarak İntifa hakkı kurulması söz konusu olabilir.
İntifa hakkının kapsamı, aleni bir sözleşme metniyle belirlenebileceği gibi, miras bırakanın son iradesini yansıtan vasiyetname aracılığıyla da özel düzenlemelere tabi tutulabilir. Bu hak, belirli bir mülk veya varlık üzerinde kullanım hakkı veya gelir elde etme hakkı gibi özel hakların verilmesi anlamına gelir.
İntifa hakkı, mirasçılar ve üçüncü şahıslar için ciddi ekonomik ve yasal yararlar sağlayabilir. Bu yüzden, her iki tarafın menfaatleri dikkate alınarak dikkatle düzenlenmesi gereken bir konudur. İntifa hakkının kurulması sürecinde, hukuki danışmanlık almak ve gerekli tüm yasal işlemleri eksiksiz yerine getirmek büyük önem arz eder. İntifa hakkının doğru şekilde tesis edilmesi ve uygulanması, ilgili tarafların haklarını korurken aynı zamanda yasal zorunlulukları yerine getirme açısından da kritik önem taşır.
Kanuni İntifa Hakkı
İntifa hakkı, sahibinin belirli bir taşınmazdan yararlanmasını sağlayan yasal bir düzenlemedir ve bu hak, doğrudan kanunlar tarafından tanımlanır. Kanuni intifa hakkı, taşınmaz mal üzerinde kullanım hakkı elde etmek için özel bir kanun maddesi tarafından sağlanan bir düzenlemedir.
İntifa hakkının özel bir durumu olarak, kanuni intifa hakkının tapu kütüğüne işlenmemiş olması, hak sahibinin o taşınmaz üzerindeki haklarını bilmeyenlere karşı kullanmasını engellemez. Yani, durumdan haberdar olan kişilere karşı, intifa hakkı sahibi haklarını savunabilir. Ancak, intifa hakkı tapu kaydına dahil edilmişse, hak sahibi bu intifa hakkını herkese karşı ileri sürebilir.
İntifa hakkının tescil edilmesi, taşınmazın kullanım hakkının resmi olarak tanınması ve herhangi bir ihtilaf durumunda hak sahibinin kanun önünde korunmasını sağlar. Bu tescil işlemi, ilgili tapu dairesinde gerçekleştirilir ve taşınmazın tapu kütüğüne intifa hakkının varlığını gösteren bir şerh konulmasını gerektirir. Böylece intifa hakkı sahibinin, taşınmaz üzerindeki kullanım hakkı resmi ve hukuki bir güvence altına alınmış olur.
Sonuç olarak, intifa hakkı, taşınmaz mülkiyeti ile ilgili hukuki düzenlemeler çerçevesinde kanun tarafından verilen önemli bir haktır. Taşınmazın tapusuna tescilli olup olmamasına göre, hak sahiplerinin bu hakkı nasıl kullanabilecekleri ve koruyabilecekleri belirlenir.

İntifa Hakkının Özellikleri
İntifa hakkı, eğer özel bir anlaşma ile sınırlı kullanım öngörülmemişse, hak sahibine intifa hakkına konu olan mal veya hakkın tam anlamıyla yararlanma imkânı verir. Sözleşmede bu yönde bir ayrım yapılmadıkça veya hak sahibinin şahsi kullanımı gerektiği durumlar haricinde, intifa hakkı sahipleri bu hakkı bir başkasına kullanma yetkisi olarak devredebilirler; ancak intifa hakkını devredemezler.
Türk Medeni Kanunu’nun 806. maddesi gereği, böyle bir şahsi kullanım zorunluluğu olmadığı sürece, intifa hakkı sahibi bu hakkı başkasına devredebilir. Ancak, intifa hakkının başkasına tamamen devri veya miras yoluyla geçişi mümkün değildir. İntifa hakkı, belirli sona erme koşullarının yerine gelmesi ya da hak sahibinin ölümüyle son bulur. Tüzel kişiler lehine kurulan intifa hakkının geçerlilik süresi en fazla 100 yıldır ve bu sürenin sonunda hakkın kendisi de ortadan kalkar.
İntifa hakkının sahipleri belirli kişiler olmalıdır; “Huzur Apartmanı Sakinleri” ya da “Sivaslılar Dernek üyeleri” gibi genel ifadelerle intifa hakkı kurulması mümkün değildir.
İntifa hakkı, hem gerçek hem de tüzel kişilere verilebilir, ancak hak sahibinin kim olduğu açıkça tanımlanmalıdır. İntifa hakkı, taşınmaz mallarla sınırlı olmamakla birlikte, hukuki haklar ve malvarlığı değerleri üzerinde de kurulabilir ve taşınır mallar üzerinde de tesis edilebilir.
Netice olarak, intifa hakkı, hak sahibine geniş bir yararlanma imkânı sağlar; eğer sözleşme veya şartlar aksini belirtmiyorsa. Bu hak, sahibinin kişisel durumuna veya sözleşmedeki şartlara göre kullanımı devredilebilir ancak hakkın kendisi başka birisine aktarılamaz ve varislerine geçemez.
İntifa Hakkının Hukuki Niteliği
İntifa hakkı, çıplak mülkiyet sahibi farklı bir kişi olmasına rağmen, belirli bir kişiye bir mal, hak veya malvarlığı üzerinde tam yararlanma yetkisi veren bir düzenlemedir. İntifa hakkına sahip kişi, ilgili mal veya haktan doğan tüm getirilerden tam olarak faydalanabilir.
Mülkiyet sahibi, kullanma, yararlanma ve tasarruf etme hakkına genel olarak sahiptir. Ancak sınırlı ayni haklar, bu yetkilerden bir veya birkaçını başkalarına vermeyi mümkün kılar. İntifa hakkı, irtifak haklarının bir biçimi olarak sınırlı ayni haklara örnektir ve taşınmazlar, taşınırlar, alacak gibi haklar veya genel malvarlığı üzerinde kurulabilir.
Bu hak bedelli yada bedelsiz olarak verilebilir ve farklı şekil şartlarına tabidir. Taşınmazlar üzerindeki intifa hakkı tapu siciline tescil ile, taşınır mallar üzerinde ise zilyetliğin aktarılmasıyla, alacak hakları üzerinde ise devir veya kıymetli evrakın teslimiyle kurulur.
İntifa hakkı, devredilemez ve doğrudan başka bir kişiye geçmez. Ancak, kullanımı başkasına aktarılabilir, örneğin kiralama yoluyla (TMK m.806). İntifa hakkı kişisel olup ölümle sona erer ve miras yoluyla aktarılmaz. Tüzel kişiler için en fazla 100 yıl süreyle kurulabilir (TMK m.797).
İntifa hakkı sahibi, mülkiyet hakkı sahibinin dava haklarını da kullanabilir, örneğin haksız işgale karşı dava açabilir. İntifa hakkı söz konusu olduğunda muvazaa iddiaları uygulanmaz, çünkü bu hak, sahibine yararlanma yetkisi verir.
Malikin ve İntifa Hakkı Sahibinin Karşılıklı Hak ve Yükümlülükleri
İntifa hakkı; bir malikin, mülkü üzerinde başka bir kişiye kullanma ve yararlanma imkanı sunması anlamına gelir. Bu hak, malik ile intifa hakkı sahibi arasında özel bir ilişki kurar ve karşılıklı haklar ile yükümlülükler içerir.
Malikin Hak ve Yükümlülükleri
Malik, intifa hakkı kurulduğunda, mülkü üzerinde başkasına kullanım hakkı vermekle yükümlüdür. Ancak, mülkün mülkiyet haklarından vazgeçmediğinden, intifa hakkı sona erdikten sonra mülkü geri alabilir.
Mülkün bakımından ve onarımından genellikle malik sorumludur. İntifa hakkının devamı süresince, malik mülkü kullanma ve yararlanma hakkını intifa hakkı sahibine bırakmalıdır.
İntifa hakkı sahibi, malikin mülkünden yararlanma ve onu kullanma hakkına sahiptir. İntifa hakkı sahibi, mülkün hasara uğramasını önlemek için gereken özeni göstermekle yükümlüdür. Mülkün değerini düşürmemeye özen göstermelidir. İntifa hakkı sahibi, anlaşma şartlarına göre belirli bakım ve onarım sorumluluklarını üstlenebilir.
Bu iki taraf arasında dengeli bir ilişki yaratılması esastır. İntifa hakkının kullanımı sırasında her iki tarafın da sorumlulukları ve sınırları net şekilde belirlenmelidir. Özellikle malik ve intifa hakkı sahibi olan kişiler, bu hak ve sorumlulukları iyi anlamalı ve karşılıklı saygı içerisinde hareket etmelidir.
Malikin İntifa Hakkına Konu Edilen Şeye İlişkin Olarak Gözetim Hakkı
İntifa hakkına konu olan mal, ister taşınır ister taşınmaz; olsun, bu hakkı taşıyan kişiler, malın kullanımını belirli sınırlar dahilinde yürütme yetkisine sahiptir. Ancak, mal sahibi ya da malik, intifa hakkı sahibinin, malı hukuka uygun bir şekilde ve malın niteliğine uygun kullanıp kullanmadığını gözetme hakkına sahiptir. Bu süreçte malik, taşınır veya taşınmaz malın yanı sıra hakkın kapsadığı alacaklar üzerinde de denetim yetkisini kullanabilir.
İntifa hakkı çerçevesinde, malın yönetimi esnasında intifa hakkı sahibinin özenli davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Malik, eğer intifa hakkının gerektirdiği ölçüde dikkatli kullanılmadığını tespit ederse, bu durumu itiraz yoluyla intifa hakkı sahibine iletebilir. Eğer intifa hakkı sahibinin kullanımı malın değerini düşürecek, ona zarar verecek ya da hukuka aykırı ise ve bu husustaki itirazları dikkate alınmazsa, malik durumu mahkemenin incelemesine taşıyarak yasal yollara başvurabilir. İntifa hakkının kullanımı, malın korunmasını ve intifa hakkının amacına uygun işletilmesini esas alır.
Özetle, intifa hakkı mal sahibine, hakkın kullanımının izlenmesi ve gerekli durumlarda itiraza ve hukuki müdahaleye imkan tanır. İntifa hakkı sahibinin sorumluluklarını yerine getirmemesi durumunda, malik mahkemeye başvurarak intifa hakkının sınırları içerisinde kalınmasını sağlayabilir. Bu, hem malın değerini korumak hem de intifa hakkı kapsamında yapılması gereken yönetim ve bakımın uygun şekilde sürdürülmesi için önemli bir mekanizmadır.
İntifa Hakkına Konu Edilen Şey Üzerinde Tasarrufta Bulunma Hakkı
Bir mülk üzerinde intifa hakkı tesis edilmiş olsa da, mülkün asıl sahibi, yani malik, hala o mülke yönelik bazı haklara sahiptir. Malik, intifa hakkına konu olan mal üzerinde, belirli sınırlar çerçevesinde tasarruf yetkisine kayıtsız şartsız sahip değildir. Ancak, malik, bu yönetim yetkisini kullanırken intifa hakkı sahibinin menfaatlerine zarar verecek veya adil olmayan bir biçimde hareket etme hakkına sahip değildir.
Malik, intifa hakkı kurulmuş olan mülkü başka bir şekilde kullanırken veya üzerinde başka haklar ihdas ederken, İntifa Hakkı sahibinin kullanımını engelleyici ya da kısıtlayıcı herhangi bir işlemden kaçınmalıdır. İntifa hakkı sahibinin bu hakkı kullandığı süre zarfında, malik, bu hakkının kullanımını dürüstlük kuralına uygun olarak saygı göstermeli ve hiçbir şekilde hakkı kötüye kullanacak duruma getirmemelidir. Malik, mülk üzerinde yeni bir hak tesis ederken İntifa Hakkı bulunan kişinin haklarını göz önünde bulundurmalıdır. İntifa hakkı konusu olan mülk üzerinde yapılabilecek değişiklikler, intifa hakkı sahibi ile uyum içinde olmalı ve onun hakkını ihlal etmemelidir. Malikin gerçekleştireceği her türlü işlem, intifa hakkı sahibine açık bir şekilde bildirilmelidir ve dürüstlük ilkesine uygun olmalıdır.
Malik, mülk üzerinde intifa hakkı bulunduğunu bilmeli ve buna göre hareket etmelidir. Mülk üzerinde tasarruf yetkisi bulunsa dahi, intifa hakkı sahibinin haklarının korunması ve saygı gösterilmesi gerekmektedir. İntifa hakkının ihlali, hem hukuki sorunlara neden olabilir hem de malik ile intifa hakkı sahibi arasında anlaşmazlıklara yol açabilir. Bu nedenle, intifa haklarına saygı göstererek ve dürüstlük kuralına uygun davranarak olası sıkıntıların önüne geçilmelidir.
Malikin, Hakimin Müdahalesini ve İntifa Hakkının Sona Erdirilmesini İsteme Hakkı
Eğer bir intifa hakkının sahibi, sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmezse ve bu durum taşınmazın malikine orantısız yük getirirse, malik dengesizliğe dayanarak mahkemeye başvurup intifa hakkının kaldırılmasını talep edebilir.
Eğer intifa hakkı lehine kurulan taşınmazdan hiçbir yarar sağlanamıyorsa, yüklenen taşınmazın sahibi bu hakkın iptalini isteyebilir. Yüklenen taşınmazın sahibi, ağır yükler altında çok az yarar sağlayan intifa hakkının, karşılığında bir bedel ödenerek kısmen veya tamamen iptal edilmesini talep edebilir.
Bu hükümler, intifa hakkı uygulamalarında malikin çıkarlarını korumak adına önemli düzenlemeler olarak öne çıkar. Herhangi bir mağduriyetin önlenmesi ve adil bir çözüm yolu bulunması için yasal düzenlemelere başvurulabilir ve bu bağlamda uzman bir avukattan yardım alınması uygun olacaktır.
İntifa Hakkına Konu Olan Şeyi Zilyetliğinde Bulundurma
İntifa hakkı, belirli bir hak, alacak veya mal üzerinde, o malı elinde bulundurma, işletme, kullanma ve bu sayede fayda elde etme gibi kapsamlı yetkilere işaret eder. İntifa hakkına sahip olan kişi, bu hakları kullanırken, tam anlamıyla hukuki ve fiili kontrol sahibi olur.
İntifa hakkına sahip kişi, aşağıdaki yetkilere sahiptir. Malın zilyetliği: İntifa hakkı kapsamında malın fiziksel olarak korunması ve denetimi. Malın idaresi ve düzenli bakımının yapılması. Malın işlevine uygun olarak kullanılması. Maldan elde edilebilecek doğrudan ya da dolaylı faydaların elde edilmesi.
İntifa hakkı, sahibine bir mal veya hak üzerinde belirli ölçüde kontrol ve kullanım hakkı vererek, o malın değerinden doğrudan faydalanma imkanı sağlar. İntifa hakkının kullanımı ve yetkilendirilmesi, özellikle miras planlaması, mülkiyet yönetimi ve gayrimenkul yatırımları gibi alanlarda önemli bir role sahiptir. Bu bağlamda, İntifa hakkı ve zilyetliğin anlaşılması, mülk sahibi ile intifa hakkı sahibi arasındaki ilişkinin doğru bir şekilde yönetilmesi için hayati önem taşır.
İntifa Hakkına Konu Olan Şeyi Yönetme
İntifa hakkı sahibi, kendisine tanınan hakları yerine getirirken, malzemeyi koruma ve iyi idare etme sorumluluğunu taşır. İyi bir yönetici sıfatıyla, özenli bir şekilde hareket etmek zorundadır. İntifa hakkının kullanılması sırasında, hakkın konusu olan malın niteliğini değiştirmek veya amacına uygun olmayan bir şekilde kullanmak kabul edilemez. İntifa hakkı sahibi, bu süreçte malın değerine zarar veremez; eğer zarar verirse, bu zarardan sorumlu tutulur.
İntifa Hakkına Konu Olan Şeyi Kullanma ve Ondan Yararlanma
İntifa Hakkı sahibi, hak kapsamındaki taşınır veya taşınmaz varlıktan elde edilen doğal ve hukuki ürünler ile dönemsel gelirlerden yararlanma hakkına sahiptir. Bir varlık üzerinde intifa hakkı bulunan kişi, bu hak sayesinde söz konusu varlığı kullanabilir ve örneğin kiralayarak kira geliri elde edebilir. Eğer intifa hakkı konu edilen varlık bir mal (örneğin bir tarla, bahçe vb.) ise, o maldan elde edilen ürünler intifa hakkı sahibine aittir. Tarla veya bahçe intifa hakkı sahibi tarafından ekilip biçilmiş ve ürünler mülk sahibi tarafından toplanmışsa, intifa hakkı sahibi, elde edilen ürünlerin değeri kadar makul bir ücret talep edebilir.
Eğer ekim veya dikim mülk sahibi tarafından yapılmışsa, intifa hakkı sahibi de mülkün değerini aşmayacak şekilde makul bir bedel isteme hakkına sahiptir. Bununla birlikte, eğer intifa hakkı kapsamındaki malın doğal verimi veya ürünü olarak sayılmayan tamamlayıcı parçalar varsa, bunlar mal sahibine aittir.
İntifa hakkının konu ettiği varlık eğer bir sermaye ise (örneğin bir mevduat hesabı), bu sermayenin faizleri ve diğer dönemsel gelirleri, intifa hakkı başlangıcından bitiş tarihine kadar intifa hakkı sahibinin olmaya devam edecektir. Hatta gelirler daha sonra elde edilse bile, hak süresi içinde doğmuş olmaları önemlidir.
İntifa hakkı sahibi, doğal ve hukuki ürünler ile dönemsel gelirlere ilişkin olarak zarara uğratılırsa, özel duruma bağlı olarak tazminat veya istihkak davası açma hakkına sahip olabilir. Bu durumlar, zararın türüne ve durumun özelliklerine göre belirlenecektir.
İntifa Hakkının Kullanımını Devretme
İntifa hakkı, Türk hukuk sistemi içinde özel bir yere sahiptir ve Medeni Kanunumuzda düzenlenmiştir. Bu hakkın devri konusunda Medeni Kanun’un 806. maddesi belirleyicidir. Yukarıda belirtildiği üzere, intifa hakkı kendi içinde devredilemez bir nitelik taşır. Fakat belirli şartlar altında, bu hakkın kullanımı başka bir kişiye bırakılabilir.
Sözleşmede aksi belirtilmemişse veya intifa hakkının sahibinin bu hakkı kişisel olarak kullanması gerektiğine dair bir durum söz konusu değilse, intifa hakkının kullanımı üçüncü bir kişiye bırakılabilir. Önemli olan nokta, burada intifa hakkının kendisinin değil, yalnızca kullanım hakkının devredilebilir olmasıdır.
Bu tarz bir kullanım hakkı devri gerçekleştiğinde, mal sahibi, intifa hakkı sahibine karşı sahip olduğu itirazları, hakkın kullanımını devralan üçüncü kişiye de yöneltebilir. Örneğin, mal sahibi intifa hakkının şartlara uygun kullanılmadığını iddia ederse, bu iddiasını hakkın kullanımını devralan kişiye karşı da ileri sürebilir.
Devir işlemi esnasında herhangi bir yanlış anlaşılmanın önüne geçmek için intifa hakkının mahiyeti ve kullanımı ile ilgili tüm detaylar açıkça belirtilmelidir. Devredilen sadece kullanım hakkıdır; bu nedenle üçüncü kişi, hakkın asıl sahibi gibi mal üzerinde mülkiyet iddia edemez. İntifa hakkı kavramının anlaşılır olması için kullanım hakkının ne olduğu ve hangi şartlar altında devredilebileceği net bir biçimde tanımlanmalıdır.
İntifa Hakkına Konu Edilen Şeyin Bakımı ve Korunması Yükümlülüğü
İntifa hakkı, bir malın kullanımından yararlanma yetkisini ifade eder. Bu hakkın sahibi olan kişilere ise intifa hakkı sahibi denir. İntifa hakkına tabi malın korunması ve gerekli olağan bakımı, intifa hakkı sahibinin sorumluluğunda bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununun 812. maddesi bu yükümlülüğü hükme bağlamıştır.
İntifa hakkına konu mal için sadece basit bakım ve onarım işlerini değil, aynı zamanda daha kapsamlı işlemleri ve ciddi önlemleri gerektiren durumlar da söz konusu olabilir. Bu tür durumlarda, intifa hakkı sahibi, malik ile iletişime geçmek ve bilgilendirme yapmak zorundadır. Ayrıca, intifa hakkı sahibi bu önemli bakım ve koruma işlemlerinin yapılmasına izin vermekle yükümlüdür.
Eğer malik, gerekli olan bu işlemleri yapmaktan kaçınıyor ise, Türk Medeni Kanununun 812. maddenin 3. fıkrasına göre intifa hakkı sahibi, malik adına bu işleri yapabilir.
İntifa Hakkına Konu Edilen Şeyin Bakım ve İşletme Giderlerine Katlanma Yükümlülüğü
İntifa hakkına tabi olan gayrimenkulün korunması, yönetimi ve mali yükleriyle ilgili tüm giderler, intifa hakkı süresi boyunca hakkın sahibi tarafından üstlenilir. Bu giderler arasında; onarım, işletme masrafları ve borç teminatı olarak görülen faizler de dahildir. Özellikle intifa hakkı kapsamında, mülkün vergi ve harç gibi yasal ödemeleri de bu duruma örnek teşkil eder.
Kısaca ifade etmek gerekirse, İntifa hakkının kullanımı esnasında, hakkın sahibi yalnızca mülkün bakım, işletme ve benzeri giderleriyle ilgili mali yükümlülüklerle yüz yüzedir. Diğer taraftan, mülkün asıl maliki, İntifa hakkı haricindeki yükümlülüklerden sorumlu olmaya devam eder. Bu düzenleme, hem malik hem de intifa hakkı sahibi arasında net bir sorumluluk sınırı çizer ve her iki tarafın da haklarını korur.
İntifa Hakkına Konu Edilen Şeyi Sigorta Ettirme Yükümlülüğü
İntifa hakkı, bir malın kullanımından yararlanma yetkisini ifade eder. Türk Medeni Kanununun 815. maddesi, intifa hakkı sahibine özel bir yükümlülük getirmektedir. Özellikle, intifa hakkı sahibi, bu hakkı taşıyan malı, yerel adetlere göre gerekli görülen durumlarda sigortalı tutmakla yükümlüdür. Bu sigorta, yangın gibi muhtemel tehlikelere karşı koruma sağlamak amacıyla yapılır.
İntifa hakkı sahibinin sigortayla ilgili sorumluluğu sadece sigorta ettirmeyi kapsamaz; aynı zamanda bu sigortanın primlerini de ödemekle mükellef kılar. İyi bir yönetim anlayışı çerçevesinde kabul edilen bu uygulama, intifa hakkına konu olan malın korunmasını ve değerinin muhafazasını amaçlar.
Madde ayrıca, intifa hakkının kurulması sırasında malın zaten sigortalı olması durumunu da ele alır. Eğer mal daha önce bir sigortaya tabi tutulmuşsa, intifa hakkı süresince ödenecek olan sigorta primleri de intifa hakkı sahibi tarafından karşılanmalıdır. Bu, hem malın devamlı korunmasını hem de sigorta poliçesinin geçerliliğini garanti altına alır.
Yukarıda bahsi geçen yükümlülükler, intifa hakkının sorumluluklarını ve intifa hakkı sahibinin malın korunması konusundaki mali yükünü vurgulamaktadır. İntifa hakkı sahipleri, bu hükümlere uyarak, haklarına konu olan malı ve onun değerini koruma altına almalıdır. Bu durum, intifa hakkı ve onun sürdürülebilir kullanımı için önemli bir yasal mekanizmayı temsil eder.
İntifa Hakkını İhlal Edecek Nitelikte Davranışlara Yönelik Hukuki Yollara Başvurma Hakkı
İntifa hakkı sahibinin haklarının korunması, intifa hakkı sahibinin, hakkına konu olan varlık üzerindeki kullanımını sınırlayan veya engelleyen kişilere karşı alabileceği hukuki önlemleri içerir. Bu durumda intifa hakkını kullanamama ile karşılaşan kişi, hatta o kişi mal sahibi bile olsa, sahip olduğu hakkı korumak adına yasal yollara başvurabilir. İntifa hakkının kullanılamaması durumunda atılacak adımlar:
El Atmanın Önlenmesi Davası: İntifa hakkı sahibi, kendi hakkının kullanımını kısıtlayan veya engelleyen eylemlere karşı hukuka başvurarak, el atmanın önlenmesi davası açabilir. Bu dava, mülkiyet hakkını kullanmaya yönelik herhangi bir saldırının durdurulmasını ve engelleyici tedbirlerin alınmasını amaçlar.
Ecrimisil Davası: İntifaya konu olan taşınmazın izinsiz olarak kullanılması halinde, intifa hakkı sahibi, ecrimisil davası açarak, hakkının ihlal edilmesi nedeniyle belirli bir tazminat talep edebilir.
Hukuk Davaları :İntifa hakkı ihlal edildiğinde, intifa hakkı sahibi gerekli hukuk davalarını açma hakkına sahiptir. Bu davalar, mülkiyet hakkının korunmasına ve haksız eylemler nedeniyle doğan zararların telafi edilmesine yöneliktir.
Suç Duyurusunda Bulunma: Eğer intifa hakkının ihlali aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa, intifa hakkı sahibi şartlar oluşmuşsa ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunabilir.
İntifa hakkı sahiplerinin, bu haklarının ihlal edilmesi durumunda, yasal yollara başvurma hakları vardır. Bu hakların kullanılması, intifa hakkının etkin bir şekilde korunmasını ve maddi zararlara karşı telafi yolları sağlar. İntifa hakkı konusunda yaşanan herhangi bir sorun veya anlaşmazlık durumunda, uzman bir avukattan yardım almak da önemli bir adım olabilir. Özellikle, intifa hakkı sahiplerinin, haklarını kaybetmemek ve zararlarını en aza indirebilmek için hukuki süreçlere vakıf olmaları gereklidir.

İntifa Hakkının Süresi
Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddelerine göre intifa hakkının süresi ve sona ermesi hükümleri şu şekildedir. Gerçek kişilere ait intifa hakkı, hak sahibinin ölümü ile sona erer. Tüzel kişilere ait intifa hakkı, anlaşma ile belirlenen sürenin dolması veya belirlenmemişse tüzel kişiliğin sona ermesiyle sona erer, ancak bu hak yüz yılı geçemez.
İntifa Hakkının Sona Ermesi
İntifa hakkı, belirli bir mal üzerinde kullanma ve yararlanma yetkisi veren bir hak türüdür. Ancak, intifa hakkının konusu olan malın tamamen yok olması gibi durumlarda, bu hak da kendiliğinden sona erer.
İntifa hakkı, mülkiyeti başkasına ait bir mal üzerinde yararlanma yetkisi sağlar. Bu hak sahibi kişiye intifakar (veya kullanma hakkı sahibi) adı verilir. İntifa hakkının temelinde yatan malın, intifakar tarafından kullanılması ve o maldan faydalanılmasıdır.
İntifa hakkı konusu mal, fiziksel bir zarar veya doğal afet gibi nedenlerle tamamen yok olursa, intifa hakkı da son bulur. Örnek vermek gerekirse, bir arsa üzerinde intifa hakkı bulunan intifakar, arsanın kullanım hakkına sahiptir. Fakat, bir toprak kayması gibi bir doğal olay sonucunda, arsanın tamamı yok olursa, intifa hakkı da sona erer.
Bu noktada, intifa hakkının konusu olan malın, yani arsanın artık kullanılamaz durumda olması, intifa hakkının varlık sebebini ortadan kaldırmış olur. İntifakarın yararlanma imkanı kalktığı için, intifa hakkı da sona ermiş olacaktır.
İntifa hakkı, malın varlığı ile doğrudan ilişkilidir ve malın yok olması halinde, intifa hakkı da ortadan kalkar. Bu durum, intifa hakkı sahibi için birtakım hukuki ve mali sonuçlar doğurabilir. Bu sebeple, malın korunması ve intifa hakkının kullanılabilmesi için gerekli önlemlerin alınması önem taşır.
Kısacası, intifa hakkı, intifa hakkının konusu olan malın varlığına bağlıdır ve malın yok olması bu hakkı da sona erdirecektir. Bu durum, özellikle doğal afetler sonucunda listelemek mümkün olabilen bir hukuki gerçekliktir.
Bir taşınmaza intifa hakkı tesis edildiğinde ve bu taşınmaz kamulaştırıldığında, yaşanacak süreçler özel düzenlemelere tabidir. Öyle ki, intifa hakkı, taşınmazın kamulaştırılması ile birlikte kendiliğinden sona erer. Ancak bu durum, intifa hakkı sahibinin haklarını tamamen ortadan kaldırmaz. Kamulaştırma bedeli, intifa hakkının devamı niteliğinde olup, bedel intifa hakkı sahibinin haklarını temsil eder. Taşınmazın kamulaştırma işlemi iptal edilerek eski sahibine geri verilirse, intifa hakkı da yeniden canlanır ve taşınmaza tekrar tesis edilir.
Taşınmazların cebri icra yoluyla satışında, üzerlerinde bulunan intifa hakkı önemli bir konu teşkil eder. Eğer gayrimenkul üzerinde intifa hakkı kurulmuş ve bu hak tapuya tescil edilmişse, hakkın herkese karşı savunulabilir bir nitelik kazandığı bilinmelidir. İntifa hakkı, irtifak haklarından olup, taşınmazın mülkiyet hakkı dışında yararlanma imkanı tanır.
Taşınmaz üzerindeki intifa hakkının durumu, gayrimenkulün icra yolu ile satışında etkin rol oynar. Taşınmaz üzerine intifa hakkı tesis edilmeden önce bir taşınmaz rehni tesis edilmişse, gayrimenkulün icra yoluyla satılması intifa hakkının da sona ermesine neden olur. Ancak, eğer intifa hakkı taşınmaz rehninden önce kurulmuşsa, taşınmazın icra yoluyla satışı gerçekleşse dahi intifa hakkı devam eder ve ihale alıcısı bu hakkı dikkate almak zorundadır.
Bu husus, taşınmazın piyasa değerinin belirlenmesinde de mühim bir faktör olarak ele alınır. Mülkün satış bedeli hesaplanırken, intifa hakkının varlığı, alıcı tarafından taşınmazın tamamından yararlanma beklentisini erteleyebileceğinden, değer üzerinde düşürücü bir etki yaratır.
Alıcılar ve icra makamları için bu durum, intifa hakkının süresinin bitimine kadar alıcının taşınmazdan eksik yararlanma riskini taşıdığı anlamına gelir. Dolayısıyla, intifa hakkı olan bir gayrimenkulün piyasaya çıkarılması sırasında, bu hak taşınmazın değerlemesine etki eder ve alıcıların haklarını tam anlamıyla kullanabilmesi için intifa hakkının son bulmasını beklemeleri gerekebilir.
Sonuç olarak taşınmaz rehninin ve intifa hakkının icra satışları üzerindeki geçerliliği ve öncelik durumu, taşınmazın ticari değerini ve alıcıların haklarını önemli ölçüde etkilemektedir.
İntifa Hakkı Sahibinin Ölümü
İntifa hakkı, bir mülkten belirli bir süre boyunca yararlanma hakkını ifade eder ve bu hak, sahibinin ölümüyle sona erer. Bu hukuki düzenleme sayesinde, mülk sahibi mülkünü başkasına devretmeden, bir başkasının mülk üzerinde belli haklar kullanmasına izin verebilir.
Belirlenen bir süre için verilen intifa hakkı, hak sahibinin vefatı halinde otomatik olarak sona erer. Örneğin, bir kişiye 20 yıl süreyle intifa hakkı tanındığında ve bu kişi hakkın ikinci yılında vefat ederse, intifa hakkı da son bulur. Burada önemli olan nokta, intifa hakkının süresinin hak sahibinin yaşam süresine bağlı oluşudur.
İntifa Hakkı Mirasçılara Geçer mi?
İntifa hakkının sahibinin ölümü ile sona ermesi, hem mülk sahibi hem de hak sahibi açısından belirli bir hukuki güvenlik sağlar. Mülk sahibi, hak sahibinin ölümünden sonra mülk üzerindeki tam kontrolünü geri kazanabilir. Hak sahibinin mirasçıları ise, bu hakkı miras alamazlar, bu da intifa hakkının doğası gereğince sınırlı bir kullanım hakkı olduğunu vurgular.
Tüzel Kişiliğin Sona Ermesi
İntifa Hakkı, bir taşınmaz üstünde ya da bir hakkın üzerinde başka bir kişinin yararlanma hakkını ifade eder. Bu hakka sahip olan kişi veya kurum, belirli bir süre boyunca taşınmazdan yararlanabilir fakat taşınmazın mülkiyeti ile ilgili herhangi bir alakası yoktur.
Bir tüzel kişiliğe ait olan intifa hakkı, söz konusu tüzel kişiliğin sona ermesi durumunda kendiliğinden sonlanır. İntifa hakkı sahibi bir anonim şirket olduğunda, bu durum daha net bir çerçevede ele alınabilir.
- X Anonim Şirketi adına tapuya kaydedilmiş olan bir taşınmaz üzerindeki intifa hakkı, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi halinde geçersiz hale gelir.
- Tüzel kişiliğin son bulması ile intifa hakkı da otomatik olarak ortadan kalkar ve ilgili taşınmaz üzerindeki bu özel hakkı kullanma imkanı sona erer.
İntifa hakkının sona ermesi, tapu kayıtları üzerinde de gerekli düzeltmelerin yapılmasını gerektirir. Tüzel kişiliğin son bulması, hak bazında yasal bir sonlandırma anlamına gelir ve şirketin sahip olduğu intifa hakkının tapudan terkin edilmesini zorunlu kılar. Tüzel kişilik sona erdiğinde, intifa hakkının sonlandığını belgelendirme yükümlülüğü hak sahibine düşer. Tapu sicil müdürlüğüne gerekli bildirimde bulunarak intifa hakkının silinmesi sağlanmalıdır. Tüzel kişiliklerin sona ermesi durumunda, intifa hakları otomatik olarak sona erer ve bu hakların tapu kayıtlarından çıkarılması gerekir. İntifa hakkı sahibi kuruluşlar, tüzel kişiliklerinin sona ermesi durumunda, bu konuda hızlı ve yasal olarak gerekli adımları atmalıdır.
Terkin/Mahkeme Kararı ile Terkin
İntifa hakkı, belirli bir mülkiyete ücretsiz olarak kullanma ve yararlanma yetkisi veren bir haktır. Ancak bu hak bazı nedenlerle sona erebilir. İntifa hakkının sona ermesinin başlıca nedenlerinden biri, hak sahibinin bu hakkını terkin etmesidir. Yani hak sahibi, intifa hakkını resmi olarak iptal edebilir.
Eğer hak sahibinin terkin borcu olmasına rağmen hakkı terkin etmekte tereddüt ediyor veya yapmıyorsa, mülkiyet hakkı sahibi mahkemeye başvurarak dava açabilir. Mahkeme, hak sahibinin intifa hakkını kararla terkin edebilir.
Öte yandan, paylaşmalı mülkiyet söz konusu olduğunda da durum farklılık gösterir. Türk Medeni Kanununun 700. maddesi uyarınca, bir paydaş kendi payı üzerinde intifa hakkı kurduğunda, diğer paydaşlar, bu durumun kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ortaklığın giderilmesini talep edebilir. Paylaşma talebi yapıldığı takdirde ve mülk satış yoluyla paylaşılırsa, intifa hakkı alınan bedel üzerinde var olmaya devam eder.
İntifa Hakkının Sona Ermesinin Sonuçları
İntifa hakkının sona ermesi durumunda, ilgili varlık intifa hakkı sahibi tarafından mal sahibine sorunsuz bir biçimde iade edilmelidir. İntifa hakkı kapsamında sahip olunan mal, mal sahibine iade edilir. İade yükümlülüğünün nasıl yerine getirileceği her olayın özelliğine göre farklılık gösterir. İntifa hakkı sahibi öldüğünde, bu yükümlülük mirasçılarına geçer veya hak üçüncü bir kişi tarafından kullanılıyorsa, bu kişi tarafından yerine getirilir. İntifa hakkı sahibi, malın yok olmasından veya değer kaybetmesinden sorumludur.
Öte yandan, sahibi olmadığı halde intifa hakkına konu mal ile ilgili masraflar ve yeniliklerde bulunan intifa hakkı sahibi, bu giderler için Türk Medeni Kanunu madde 812 ve 813 uyarınca vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde tazminat talep edebilir. Mal sahibi, bu masrafları ödemekten kaçınır ise, intifa hakkı sahibi yaptığı eklemeleri, malı eski durumuna döndürmek kaydıyla çıkarabilir.
İntifa hakkı sona erdiğinde, iade sırasında mal sahibi ya da intifa hakkı sahibi tarafından ileri sürülebilecek her türlü talep hakkı, iade tarihinden itibaren bir yıl içerisinde zamanaşımına uğrar.
İntifa Hakkı Devredilebilir mi?
İntifa hakkı, bir kimsenin bir eşyanın (taşınır veya taşınmaz mal) belli bir süre kullanma ve ondan yararlanma yetkisine sahip olması anlamına gelir. Ancak bu hak, yapısal olarak devredilemez niteliktedir. Yani intifa hakkı sahibi, bu hakkını başkasına aktaramaz veya başkasından bir intifa hakkı devralamaz. Yine de, hakkın kullanılmasına ilişkin faydalarını başkalarına devretmek mümkündür.
Taşınır mallar üzerinde intifa hakkı kurulurken, mülkiyet hakkı başkasına geçmezken, zilyetliğin yani fiili kullanım hakkının devri mümkün olabilmektedir. Taşınmazlar üzerinde intifa hakkı kurulmak istenirse, bu hak tapu kütüğüne tescil edilmelidir. Alacaklar üzerinde intifa hakkının varlığı, alacağın devriyle mümkün olabilir.
İntifa hakkının sona ermesi Türk Medeni Kanununun 796’ıncı maddesinde ele alınmıştır. Türk Medeni Kanunu uyarınca intifa hakkı belli durumlarda sona erebilir. Bunlar, hakkın kullanım süresinin dolması, hak sahibinin ölümü veya intifa hakkı konusu mülkün yok oluşu gibi nedenler olabilir. Ayrıca, taşınmaz mallar üzerinde kurulan intifa hakkı, tapu kütüğünden terkin edilerek de sona erdirilebilir.
Sonuç olarak, intifa hakkı çok özel ve devredilemez bir hukuki kavramdır. Bir malın tam mülkiyetini almadan belirli hak ve kullanımlar elde etmek isteyen kişiler için önemli bir haktır ancak bu hakkın devri söz konusu olamaz. İntifa hakkının devri ve sona ermesine ilişkin hükümler Türk Medeni Kanununda açıkça belirlenmiştir.
İntifa Hakkı Nasıl Kaldırılır?
İntifa hakkı, bir kişinin belli bir dönem boyunca bir eşyanın (hem taşınır hem de taşınmaz mallar) kullanımından faydalanmasına izin veren bir haktır. Ancak, bu hak temelde başkasına aktarılamayan bir özellik taşır; yani intifa hakkı sahibi, bu hakkını bir başkasına devredemez veya bir başkasından bu tür bir hak temellük edemez. Buna karşın, hakkın kullanımından elde edilen faydaların başkalarına devredilmesi mümkündür.
Taşınır mallar üzerindeki intifa hakkı, mülkiyet hakkının el değiştirmemesine rağmen, zilyetlik yani malın fiili olarak kullanma hakkının devredilmesine imkan tanır. Taşınmazlar üzerinde intifa hakkı tesis edilecek ise bu hak tapu sicilinde tescil edilerek yasal bir zemine oturtulmalıdır. Alacaklar üzerinde intifa hakkının bulunması için ise alacağın devredilmesi gerekebilir.
Türk Medeni Kanununa göre intifa hakkı, belli koşullarda sona erer. Bunlar arasında hak kullanım süresinin bitmesi, hak sahibinin vefat etmesi veya intifa hakkı konu olan mülkün yok olması sayılabilir. Ayrıca, taşınmaz mallar üzerinde kurulan intifa hakkı, tapu sicilinden silinerek de sonlandırılabilir.
İntifa hakkı, mülkiyetin tamamını elde etmeksizin belirli bir mülkten yararlanma imkanı sağlayan özel ve devredilemez bir hukuki kavramdır. Bu hakkın devri ve sonlandırılması ile ilgili esaslar Türk Medeni Kanununda ifade edilmiştir.
Hisseli Tapuda İntifa Hakkı
Kullanım hakkı olarak da bilinen intifa hakkı, taşınmaz mal üzerindeki faydalanma yetkisini ifade eder. Mülkiyet hakkı içerisinde ayrı bir yer tutan intifa hakkı sayesinde, mülk sahibi, taşınmazın kullanımından doğan menfaatleri, belirli bir kişiye devredebilir. Bu hak kapsamında, intifa hakkı sahibi, gayrimenkul üzerinden elde edilecek gelirleri kullanma yetkisine sahip olurken, mülkün asıl maliki ise taşınmazın değerini korur ve intifa hakkından ayrılmış bir pay olan kuru mülkiyeti elinde bulundurur.
Genel olarak, bir taşınmaz, intifa hakkına konu olduğunda, bu taşınmaz üç hisseye bölünmüş gibi düşünülür. Bunların ikisi intifa hakkına, biri ise kuru mülkiyete karşılık gelir. Taşınmaz maliki, intifa hakkını kendi adına saklama hakkına sahiptir.
Kuru mülkiyetin devredilmesi ise hem fiziki hem de hukuki kişilere mümkündür. Fakat, kuru mülkiyet sahibi, intifa hakkı bulunan bir taşınmaza ilişkin kira gelirlerini kazanma hakkına sahip değildir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 794 – 822 maddeleri arasında düzenlenmiş olan intifa hakkının sona erme sebepleri, özellikle Türk Medeni Kanununun 796. maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre intifa hakkının sona erme sebepleri arasında; taşınmazın tamamen yok oluşu, tescilin terkin edilmesi, yasal intifa hakkının sebebini kaybetmesi bulunur. Ayrıca, sürenin dolması, hak sahibinin feragati veya ölümü gibi durumlar da intifa hakkının sona ermesine yol açar.
İntifa hakkı ile alakalı her türlü yasal işlem ve işlemlerde, bu kanuni düzenlemeler temel alınarak ilerlenir ve bu hakka ilişkin detaylar Türk Medeni Kanununun belirtilen maddelerinde titizlikle ele alınmıştır.
İntifa Hakkı Mirasçılara Geçer mi ?
Mülkiyet hakları arasında önemli bir yere sahip olan intifa hakkı, sahibine başkasına ait bir mal üzerinde kullanma ve yararlanma imkanı tanıyan özel bir ayni haktır. Ancak bu hak, özel nitelikleri gereği bazı kısıtlamalara tabidir. En belirgin özelliği, intifa hakkının devredilemez oluşu ve miras yoluyla geçmemesidir.
İntifa hakkı, hem taşınmaz hem de taşınır mallar üzerinde kurulabilir. Bu hak, mal sahibinin, mülkiyetini devretmeden, malından belirli bir süre için başkasının yararlanmasına izin vermesi anlamına gelir. İntifa hakkı ile mal sahibi, malının belli bir kısmını veya tamamını belirli bir süre boyunca, başka bir kişinin kullanımına sunar.
Benzer diğer haklardan farklı olarak, intifa hakkı kişiye özgü olduğundan, bu hakkın başkalarına devri mümkün değildir. Yine bu sebeple, hak sahibinin vefatı durumunda bu hak mirasçılara geçmez ve bu noktada hakkın son bulması söz konusudur.
İntifa Hakkı Tapuya Şerh Edilir mi?
Taşınmaz mallarda intifa hakkı oldukça önemli bir konudur ve bu hakkın resmi olarak tesis edilmesi için bazı adımların izlenmesi gerekir. İntifa hakkının geçerli ve yasal olarak tanınması, bir dizi resmi işlemin yapılmasını zorunlu kılar.
İntifa hakkının kurulması sürecinde ilk adım, taraflar arasında resmi bir senet düzenlenmesidir. İntifa hakkı oluşturmak isteyen kişiler, tapu dairesinde geçerli bir senet düzenlemek için yasal işlemleri takip etmelidir. Bu senet, intifa hakkının kapsamını, süresini ve diğer önemli detaylarını içerir.
Resmi senedin düzenlenmesinin ardından, senedin tapu siciline tescili gerekmektedir. Bu tescil işlemi, intifa hakkının devlet kayıtlarına geçirilmesi ve resmiyet kazanması anlamına gelir. Tescil edilmeyen haklar, üçüncü kişiler nezdinde ileri sürülemez ve korunamaz.
İntifa hakkı olan bir kişi, taşınmazı kiraya vermek isteyebilir. Kiraya verme işlemi sırasında, kiracı ile yapılacak olan kira sözleşmesinin detayları önemlidir. Kiracı, sözleşmenin güvence altına alınmasını istiyorsa, kiraya ilişkin sözleşmeyi tapu siciline şerh ettirebilir. Bu şerh, kiracının haklarını güvence altına alır ve taşınmazın intifa hakkına sahip kişinin mülkiyetindeki değişikliklerde dahi kiracının sözleşme gereği haklarının devamını sağlar.
Sonuç olarak, intifa hakkı, yasal olarak tanınması ve koruması altına alınması için dikkatle yönetilmesi gereken bir hukuki süreçtir. Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkının resmi senet düzenlenmesi ve tapu tescili ile kurulması, bu hakkın güvenli ve etkin bir biçimde kullanılmasını sağlar. Kiracılar da kira sözleşmelerini tapu siciline şerh ettirerek, kiralamadan doğan haklarını koruma altına alabilirler.
Tapuda İntifa Hakkı Nasıl Kaldırılır?
Eğer bir intifa hakkı sonlandırılmak isteniyorsa, hak sahibinin ilk adımı tapu müdürlüğüne başvurmak olmalıdır. İntifa hakkı, gayrimenkul üzerindeki kullanım hakkını ifade eder ve belirli bir kişi lehine tapu kayıtlarına tescil edilmiştir. İntifa hakkının kaldırılmasını isteyen hak sahibi, tapu müdürlüğüne başvurarak ve gerekli olan harçları ödeyerek, intifa hakkının tapu kayıtlarından çıkarılmasını, yani terkin edilmesini talep edebilir.
Bu işlem için tapu müdürlüğüne gidildiğinde, intifa hakkı sahibi, haklarının terkini için resmi bir talepte bulunur ve bu işlem için belirlenen tapu harçlarını yatırır. Harçların yatırılmasının ardından intifa hakkı, tapu kayıtlarından silinir ve bu hak ortadan kalkar. Böylece intifa hakkı sahibi, kendi isteğiyle bu hakkını sonlandırmış olur. İntifa hakkının sona erdirilme süreci, intifa hakkını sonlandırmak isteyen kişi, ilk adım olarak tapu müdürlüğüne başvurmalıdır. Hak sahibi, intifa hakkının terkin edilmesi için gerekli harçları yatırmalıdır. İlgili harçlar yatırıldıktan sonra, hak sahibi intifa hakkının tapu kayıtlarından çıkarılmasını resmi olarak talep etmelidir.
Gerekli işlemler ve ödemeler tamamlandığında, tapu müdürlüğü, intifa hakkının terkin işlemini gerçekleştirir ve bu hak tapu kayıtlarından silinir. İntifa hakkının kaldırılması, hak sahibine gayrimenkulü özgürce kullanma veya üzerinde başka haklar tesis etme imkanı verir. Ayrıca, gayrimenkulün satışında veya başka bir işlemde daha esnek hareket edebilmek için de intifa hakkının kaldırılması gerekebilir. İntifa hakkının sonlandırılma süreci hukuki bir işlem gerektirdiği için tapu müdürlüklerinin belirlediği kurallara uygun hareket edilmesi önemlidir.
[forminator_form id=”12056″]