Hemen Ara
WhatsApp
Aile Hukuku

Mal Rejimi

18 Aralık 2025 Güncellendi: 18 Aralık 2025 8 dk okuma

Mal rejimi, eşlerin evlilikten önce sahip oldukları mallar ile evlilik süresince edindikleri malvarlığı değerleri üzerindeki hak ve yetkilerini düzenleyen hukuki sistemi ifade eder. Bu sistem, eşlerin birbirlerine ve üçüncü kişilere karşı olan mali sorumluluklarını belirlediği gibi, evlilik birliğinin sona ermesi halinde malların nasıl ve hangi esaslara göre paylaşılacağını da ortaya koyar.

Yasal Mal Rejimi

Mal rejimleri, hukuk sisteminde iki temel başlık altında ele alınır: yasal mal rejimi ve eşlerin tercihine bağlı olan seçimlik mal rejimleri. Eşler, malvarlıklarının yönetimini düzenlemek amacıyla aralarında sözleşme yaparak hangi mal rejimine tabi olacaklarını belirleyebilirler. Ancak böyle bir tercih yapılmaması ihtimali göz önünde bulundurularak, kanun tarafından eşlerin kendiliğinden tabi olacağı bir yasal mal rejimi öngörülmüştür.

Türk Medeni Kanunu’na göre, eşler arasında esas olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejim, kanun tarafından yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin temel hükümler ise Türk Medeni Kanununun 218 ile 241. maddeleri arasında ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde malların paylaşımı ancak mal rejimi sona erdikten sonra gündeme gelir. Rejim devam ettiği sürece tasfiye davası açılması mümkün değildir. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle sona erer. Ayrıca eşlerin farklı bir mal rejimini kabul etmesi halinde de mevcut mal rejimi geçerliliğini kaybeder.

Mahkemenin, evliliğin iptaline ya da boşanma nedeniyle sona erdirilmesine karar vermesi halinde mal rejimi sona erer. Aynı şekilde, yargı kararıyla mal ayrılığı rejimine geçilmesine hükmedilmesi durumunda da mevcut mal rejimi geçerliliğini kaybeder. Bu sona erme, dava açılış tarihinden itibaren hüküm doğurur.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi halinde yapılacak tasfiye sürecinde, öncelikle hangi malvarlığı değerinin hangi mal grubuna ait olduğunun tespit edilmesi gerekir. Çünkü bir malın kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğunun belirlenmesi, o malın tasfiyeye dahil edilip edilmeyeceğini ve dahil edilmesi durumunda hangi esaslara göre paylaşılacağını doğrudan etkiler.

Edinilmiş mallara katılma rejimi, iki temel mal grubunu esas alır. Bu rejimde, evlilik süresince kazanılan edinilmiş mallar ile her bir eşe ait kişisel mallar birlikte değerlendirilir. Edinilmiş mallar paylaşımın konusunu oluştururken, kişisel mallar bu paylaşımın dışında tutulur.

Türk Medeni Kanunu’na göre edinilmiş mal, eşlerin mal rejimi yürürlükteyken emek veya bedel karşılığı elde ettikleri tüm malvarlığı değerlerini ifade eder. Başka bir anlatımla, evlilik süresince çalışarak ya da bir karşılık vererek kazanılan mallar edinilmiş mal kapsamına girer.

Evlilik süresi içinde elde edilen malvarlığı değerleri, eşler arasında yarı yarıya paylaştırılır. Ancak kişisel mal niteliği taşıyan mallar bu paylaşımın dışında bırakılır. Bir eşe ait mallar, aksi kanıtlanıncaya kadar edinilmiş mal sayılır. Malın kişisel olduğunun ispatlanması hâlinde bu kabul geçerliliğini yitirir.

Seçimlik Mal Rejimleri

Eşler, evlilikten önce veya evlilik sırasında istedikleri mal rejimini seçebilir. Seçimlik mal rejimleri, eşlerin kendi iradeleriyle belirleyebildikleri mal düzenlemeleridir. Bu rejimlerin uygulanabilmesi için, tarafların usule uygun şekilde bir mal rejimi sözleşmesi yapmaları gerekir. Böyle bir sözleşme kurulduğunda, seçilen mal rejimi hukuken geçerlilik kazanır.

Eşler, evlenmeden önce ya da sonra noterde mal rejimi sözleşmesi yapabilir. Aynı zamanda evlilik başvurusu sırasında yazılı bir bildirimle tercih ettikleri mal rejimini belirtebilirler. Eşlerin tercih ettiği seçimlik mal rejimi, yalnızca sözleşmenin yapıldığı tarihten sonraki malvarlığı ilişkilerine uygulanır. Önceki dönem, seçilen rejimden etkilenmez.

Mal Ayrılığı Rejimi

Mal ayrılığı rejiminde her eş kendi mallarının sahibi olmaya devam eder. Bu rejimde eşler, malları üzerinde mülkiyet, yönetim ve kullanma haklarını ayrı ayrı korur. Ayrıca her eşin sahip olduğu mallardan elde ettiği gelirler ve kazançlar da kendisine ait kabul edilir.

Katkı payı alacağı, mal ayrılığı rejiminin uygulandığı dönemde (1 Ocak 2002 öncesi) ortaya çıkan bir talep türüdür. Evlilik devam ederken, eşlerden birinin malvarlığının edinilmesine, geliştirilmesine ya da korunmasına diğer eşin maddi katkı sağlaması hâlinde gündeme gelir. Bu katkı, para olabileceği gibi parasal değeri bulunan bir emek veya hizmet şeklinde de olabilir. Tasfiye aşamasında, yapılan bu katkının karşılığı alacak olarak hesaplanır.

Katkı payı alacağı söz konusu olduğunda, katkı sağlayan eşin temel hakkı alacak istemiyle sınırlıdır. Başka bir anlatımla, katkıda bulunan eş, doğrudan malın kendisini isteme hakkına sahip değildir. Bunun nedeni, ayni hak talebinin ancak taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunması hâlinde mümkün olmasıdır.

Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu durumlarda, her eşin sahip olduğu mallar kendisine ait kabul edilir. Bu nedenle, diğer eşin malına katkı sağladığını ileri süren taraf, bu katkıyı somut delillerle ortaya koymakla yükümlüdür.

Mal Rejimi Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

Mal rejimi sözleşmesi yapabilmek için tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Küçükler ile kısıtlılar mal rejimi sözleşmesi yapabilmek için yasal temsilcilerinin açık rızasını almak zorundadır. Eşler, mal rejimi sözleşmesi aracılığıyla kanunda düzenlenen seçimlik mal rejimlerinden birini kabul edebilirler. Bu sözleşme ile yasal mal rejiminin dışına çıkılarak, eşlerin malvarlığı ilişkileri daha farklı kurallara bağlanabilir. Ancak sözleşme, yalnızca kanunun izin verdiği rejimlerle sınırlı olarak yapılabilir.

Mal rejimi sözleşmesi, şekil şartlarına bağlı bir hukuki işlemdir. Bu nedenle sözleşmenin geçerli olabilmesi için noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması gerekir. Noter huzurunda yapılan sözleşmeler, hem taraf iradelerinin açıkça ortaya konulmasını sağlar hem de ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.

Bununla birlikte, eşlere tanınan bir başka imkân daha bulunmaktadır. Taraflar, evlenme başvurusu sırasında yazılı bir beyan vererek hangi mal rejimini seçtiklerini bildirebilirler. Bu bildirim, resmi evrak niteliği taşıdığı için hukuki sonuç doğurur.

Mal rejimi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için taraflarca imzalanması zorunludur. Eğer sözleşme küçükler veya kısıtlılar tarafından yapılıyorsa, yasal temsilcilerin de sözleşmeyi imzalaması gerekir. İmza eksikliği, sözleşmenin geçersiz sayılmasına yol açar.

Mal rejimi sözleşmesi, doğrudan malvarlığı haklarını etkileyen önemli bir hukuki belgedir. Bu nedenle sözleşme yapılmadan önce bir aile hukuku avukatından danışmanlık alınması, ileride telafisi güç hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır.

Evlilik Öncesi Mal Rejimi Sözleşmesi Yapılabilir mi?

Evlilik öncesi mal rejimi sözleşmesi yapılması Türk hukukunda mümkündür. Kanun, eşlere yalnızca evlilik süresi içinde değil, evlenmeden önce de mal rejimini belirleme hakkı tanımaktadır. Bu sayede taraflar, evlilik birliği kurulmadan önce malvarlıklarına ilişkin hukuki düzenlemelerini yapabilir.

Taraflar, nikâh gerçekleşmeden önce hangi mal rejimini uygulamak istediklerini serbest iradeleriyle kararlaştırabilir. Bu durum, özellikle evlilik öncesinde önemli bir malvarlığı bulunan kişiler açısından büyük önem taşır.

Evlilik öncesinde yapılan bu sözleşme, evlilik birliği kurulduğu anda hüküm ve sonuç doğurmaya başlar. Böylece evlilik süresince uygulanacak mal rejimi en baştan netleşmiş olur.

Evlilikten önce yapılan mal rejimi sözleşmesi, taraflar arasında ileride çıkabilecek mal paylaşımı uyuşmazlıklarını büyük ölçüde önler. Özellikle boşanma veya ölüm hâlinde hangi malların nasıl değerlendirileceği baştan belirlenmiş olur. Bu durum, hem hukuki güvenliği artırır hem de tarafların iradesinin korunmasını sağlar.

Evlilik öncesi mal rejimi sözleşmesi, tarafların malvarlığı haklarını doğrudan etkileyen ciddi bir hukuki işlemdir. Bu nedenle sözleşme yapılmadan önce bir aile hukuku avukatından hukuki danışmanlık alınması, sözleşmenin geçerliliği ve ileride doğabilecek sonuçlar açısından son derece önemlidir.

Evlilik Sırasında Mal Rejimi Sözleşmesi Yapılabilir mi?

Mal rejimi sözleşmesi yalnızca evlilikten önce değil, evlilik devam ederken de yapılabilir. Eşler, evlilik süresi içinde ihtiyaç ve koşulların değişmesi hâlinde mevcut mal rejimini değiştirme imkânına sahiptir. Ancak bu değişiklik, sözleşmenin yapıldığı tarihten sonraki dönemi etkiler.

590

Avukat Mustafa Kök profil fotoğrafı
İstanbul Avukat

Avukat Mustafa Kök

Avukat Mustafa Kök, 2018 yılında İstanbul Ataşehir’de kurulan Kök Hukuk Bürosu bünyesinde miras hukuku, gayrimenkul hukuku, aile hukuku, kira hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku, vergi hukuku, sigorta hukuku ve tazminat hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunar.

İstanbul Barosu

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir