Mirasın Hükmen Reddi 

Mirasın hükmen reddinde mirasçılar, herhangi bir ret talebinde bulunmadan mirası ret etmiş olur. Türk Medenin Kanunu gereğince ölüm tarihinde miras bırakan borçlarını ödeyemiyorsa ve bu durum tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır. Mirasın hükmen reddedilebilmesi için mirasın borca batık olması gerekir. 

Diyelim ki mirasçılar süresi içinde mirası ret etmediler. Miras bırakanın ölümünden 2 yıl sonra da hakkında çok yüklü bir icra takibi başlatıldı. Mirasçılar bu borcun varlığından haberdar olsalardı mirası ret edeceklerdi. İşte bu durumda şartları varsa mirasın hükmen reddedilmiş sayılmasının tespiti davası açılabilir. Bu davanın açılması için herhangi bir süre sınırlaması bulunmamaktadır. Burada önemli olan mirasçının, mirası kabul anlamına gelecek eylemlerde bulunup bulunmadığıdır.

Mirasın hükmen ret edildiğinin tespiti için dava açılması gerekmektedir. Mirasın hükmen reddi için üç aylık bir süre söz konusu değildir. Hiç bir süreyle bağlı olmaksızın mirasın hükmen reddi davası açılabilir. Bu davayı alacaklılara husumet yönelterek açmanız gerekmektedir.  Ayrıca  mirasın reddi yetkisini içeren özel vekâletname sunulması da zorunludur.

Mirasın Hükmen Reddi  – Miras Borca Batık Olmalı

Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir.

Mirası reddetme süresi içinde mirası reddetmeyen mirasçı daha sonra miras bırakanın borçlu olduğunu öğrenir ve miras bu hali ile borca batıksa da mirasın hükmen reddi söz konusu olur.

Miras bırakan ölmeden önce hakkında icra takipleri yapılmış ve kendisi de ödeyememişse, bu durumda hakkında derdest olan icra takipleri ile ispat edilebiliyorsa mirasçılar süresi içinde mirası ret etmemiş olsalar da mirasın hükmen ret edildiği kabul edilir.

Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir.

Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü ve benzeri kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. 

Mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır.

Mirasçı Mirası Kabul Etmemiş Olmalı

Mirasçılar, örtülü olarak mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça, her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Ayrıca, terekeyi sahiplenen mirasçının, mirası reddetme hakkı bulunmadığından, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadıkları  araştırılmalıdır. 

Mirasçının kendisine yönelik haciz baskısı altında miras bırakana ait bir borcu ödemiş olması tereke işlemlerine karışma olarak kabul edilemez. Tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı, mirası reddedemez. Miras bırakanın bankada bulunan parasını çekmek tereke işlemine karışmak olarak kabul edilir. 

Hukuki konularda karar vermeden önce, uzman bir hukuk profesyoneline danışmanız önemlidir.

[forminator_form id=”12056″]

Yorum yapın