Hemen Ara
WhatsApp
Aile Hukuku

Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır

Nafaka artırım davası hangi şartlarda açılır, hangi deliller gerekir, hâkim neye bakar? Süreci sade ve güvenilir bir çerçevede öğrenin.

22 Ekim 2025 Güncellendi: 24 Mart 2026 11 dk okuma

Boşanma kararından sonra hayat sabit kalmaz. Çocuğun eğitim giderleri artabilir, kira yükselebilir, sağlık masrafları çoğalabilir ya da nafaka alan tarafın ekonomik dengesi ciddi biçimde değişebilir. Bu gibi durumlarda nafaka artırım davası, mevcut nafaka miktarının günün koşullarına göre yeniden değerlendirilmesini sağlayan önemli bir hukuki yoldur.

Nafaka Artırım Davası Nedir?

Nafaka artırım davası, mahkemece daha önce hükmedilmiş nafakanın yetersiz hale geldiği durumlarda açılan davadır. Amaç, yalnızca daha yüksek bir tutar talep etmek değildir. Esas mesele, değişen ekonomik ve sosyal koşullar karşısında nafakanın hakkaniyete uygun seviyeye getirilmesidir.

Bu davalar çoğunlukla iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası bakımından gündeme gelir. İştirak nafakasında çocuğun üstün yararı belirleyici olur. Yoksulluk nafakasında ise tarafların gelir durumu, yaşam koşulları ve nafakanın bağlandığı tarihten sonra ortaya çıkan değişiklikler öne çıkar.

Hangi Durumlarda Nafaka Artırımı İstenebilir?

Mahkeme, önceki karar tarihinden sonra gerçekten anlamlı bir değişiklik olup olmadığını değerlendirir. En sık karşılaşılan neden, enflasyon nedeniyle hayat pahalılığının artması, çocuğun eğitim(kırtasıye, kurs, özel okul vb.), sağlık ve bakım giderlerinde (yaşının büyümesi ) artış olması, nafaka alacaklısının sağlık masraflarının oluşması veya artması, nafaka alacaklısının engelli kalması, nafaka alacaklısının kira masrafının artması, nafaka borçlusunun gelir düzeyinin yükselmesi, nafaka alacaklısının gelirinin azalması veya işsiz kalmasıdır. Hâkim, somut olayın özelliklerine bakar.

Örneğin çocuğun okul masraflarının artması, özel ders veya servis giderlerinin doğması, sağlık harcamalarının yükselmesi ya da yaşın ilerlemesine bağlı yeni ihtiyaçların oluşması önemli kabul edilebilir. Benzer şekilde nafaka alan eşin gelir kaybı yaşaması, çalışamayacak hale gelmesi veya barınma giderlerinin belirgin şekilde yükselmesi de dava sebebi olabilir.

Öte yandan nafaka ödeyen tarafın gelirindeki artış da değerlendirmeye alınır. Maaş yükselmesi, düzenli ek gelir, kira geliri veya malvarlığındaki genişleme, artırım talebini destekleyebilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Sadece karşı tarafın gelirinin artmış olması değil, nafakanın mevcut haliyle yetersiz kalması da önemlidir.

Nafaka Artırım Davasında Hâkim Neye Bakar?

Mahkeme kararını verirken tek bir kritere dayanmaz. Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması, gelir belgeleri, çocuk varsa eğitim ve sağlık giderleri, önceki nafaka kararının tarihi ve aradan geçen süre birlikte değerlendirilir. Hakkaniyet ilkesi burada belirleyicidir.

İştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları merkezde yer alır. Çocuğun özel okulda okuması tek başına her zaman yüksek nafaka sonucunu doğurmaz. Bu tercihin aile düzeni içindeki yeri, tarafların ödeme gücü ve önceki yaşam standardı da dikkate alınır. Yoksulluk nafakasında ise talepte bulunan tarafın gerçekten desteğe ihtiyaç duyup duymadığı, bu ihtiyacın ne ölçüde değiştiği incelenir.

Hâkim ayrıca nafaka borçlusunun ödeme kapasitesini de gözetir. Hukuk uygulamasında sık görülen bir hata, talebin yalnızca ihtiyaç üzerinden kurulmasıdır. Oysa mahkeme, ihtiyaç ile ödeme gücü arasında makul bir denge arar. Bu nedenle dava dilekçesinin ve delil setinin dengeli hazırlanması önem taşır.

Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır?

Nafaka artırım davası, görevli aile mahkemesinde açılır. Nafaka arttırım davası; nafaka alacaklısının veya nafaka borçlusunun yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açılır. Eğer yerleşim yerlerinde aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Dilekçede, mevcut nafakanın yetersiz kaldığı açıkça belirtilmeli ve artırım gerekçeleri ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Yanlış mahkemede açılan dava, sürecin uzamasına neden olabilir. Dava açılırken önce mevcut nafaka kararının hangi tarihte verildiği, hangi nafaka türüne ilişkin olduğu ve neden artık yetersiz kaldığı açık biçimde ortaya konulmalıdır. Sadece “giderler arttı” demek yeterli olmaz. Artışın hangi kalemlerde gerçekleştiği ve bunun hayatın olağan akışı içindeki etkisi somutlaştırılmalıdır.

Dilekçede talep edilen yeni nafaka miktarı da makul bir hesaplamaya dayanmalıdır. Fahiş talepler her zaman davayı güçlendirmez. Aksine, dosyanın inandırıcılığını zayıflatır. Bu nedenle talep miktarı belirlenirken hem gerçek ihtiyaç hem de karşı tarafın ödeme gücü birlikte değerlendirilmelidir.

Hangi Deliller Önemlidir?

Bu dava türünde sonuç çoğu zaman delillerin niteliğiyle yakından ilişkilidir. Gelir durumunu gösteren maaş bordroları, SGK kayıtları, banka hareketleri, vergi kayıtları ve kira gelirine ilişkin belgeler önem taşır. Çocuk için açılmış davalarda okul faturaları, servis ücretleri, kurs giderleri, sağlık raporları ve tedavi masrafları da dosyaya güçlü katkı sunar.

Nafaka alan tarafın ekonomik zorluk yaşadığını gösteren kira artış sözleşmesi, düzenli fatura giderleri ve varsa çalışma gücünü etkileyen sağlık belgeleri de dikkate alınabilir. Burada temel ölçüt, iddianın belgeyle desteklenmesidir. Tanık anlatımı bazı durumlarda yardımcı olur, ancak özellikle ekonomik verilerde yazılı delil çok daha etkilidir.

Mahkeme sosyal ve ekonomik durum araştırması da yaptırabilir. Fakat yalnızca bu araştırmaya güvenmek çoğu zaman yeterli değildir. Tarafların kendi delillerini düzenli ve tutarlı biçimde sunması, davanın sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.

Her Yıl Otomatik Artış Varsa Yine Dava Açılır mı?

Bazı davalarda, mahkeme bir “artış oranı” belirler ve bu oran her yıl otomatik olarak nafakaya yansıtılır. Böylece taraflar her yıl yeniden dava açmak zorunda kalmaz. Eşe, anne-babaya, çocuk-toruna veya kardeşe verilen nafakanın her otomatik artması için nafaka alacaklısının talebi gerekir. Boşanmadan sonra velayeti
kendisinde olmayan çocuk içinse mahkeme talep olmasada re’sen nafakanın her yıl atmasına karar verebilir. Böylece taraflar her yıl yeniden dava açmak zorunda kalmaz. 
Bu durum, hem yargı yükünü azaltır hem de taraflar açısından pratiklik sağlar. Örneğin nafaka arttırım davası açtınız ve biliyorsunuz ki verilecek nafaka 1 yıl sonra enflasyon nedeniyle tekrardan artması gerekecek. İşte 1 yıl sonra tekrardan nafaka arttırım davası açıp uğraşmak istemiyorsanız ilk açtığınız davada mahkemeden nafakanın her yıl ÜFETÜFE oranında artmasını isteyebilirsiniz.  Ancak belirlenen artış mekanizması, zaman içinde gerçek ihtiyacı karşılamaz hale gelmişse yine nafaka artırım davası açılması mümkündür.  Burada ince bir ayrım vardır. Otomatik artış hükmü bulunması, mahkemenin yeni koşulları değerlendirmesine engel değildir. Özellikle yüksek enflasyon dönemleri, çocuk giderlerindeki olağanüstü artışlar veya taraflardan birinin ekonomik durumundaki belirgin değişiklikler yeni bir dava açılmasını haklı kılabilir.

Nafaka Artırım Davasında Sık Yapılan Hatalar

En yaygın hata, talebi yalnızca genel ekonomik kriz söylemine dayandırmaktır. Elbette hayat pahalılığı hukuki değerlendirmede dikkate alınır. Ancak mahkeme, herkes için geçerli soyut bir artıştan çok, sizin dosyanızdaki somut değişimi görmek ister.

Bir diğer hata, karşı tarafın gelirini tahmine dayalı biçimde ileri sürmektir. “İyi kazanıyor” veya “malvarlığı var” şeklindeki ifadeler, belgeyle desteklenmediğinde sınırlı etki yaratır. Aynı şekilde, çocuğa ilişkin giderlerin düzensiz ve belgesiz sunulması da talebin gücünü azaltabilir.

Bazı kişiler ise aradan çok kısa süre geçmesine rağmen yeni dava açmayı düşünür. Elbette kesin bir süre şartı yoktur. Ancak önceki karardan sonra anlamlı bir değişiklik oluşmamışsa, artırım talebinin kabul edilmesi zorlaşabilir. Bu nedenle dava zamanlaması stratejik bir konudur.

Nafaka Artırım Davası Neden Dikkatli Yürütülmelidir?

Nafaka uyuşmazlıkları yalnızca rakamsal meseleler değildir. Özellikle çocukla ilgili dosyalarda, maddi talep ile aile ilişkileri arasındaki hassas denge doğru kurulmalıdır. Sert ve ölçüsüz bir dava dili, kimi zaman gereksiz gerilimi artırır. Buna karşılık eksik hazırlanan bir dosya da hak kaybına yol açabilir.

Bu nedenle sürecin hem hukuki hem de insani yönü birlikte değerlendirilmelidir. Belgelerin doğru hazırlanması, talebin gerçekçi kurulması ve mahkemenin bakacağı ölçütlerin baştan gözetilmesi, sonucun sağlıklı olması açısından belirleyicidir. Kök Hukuk Bürosu gibi şeffaf ve müvekkil odaklı çalışan hukuk bürolarında bu tür süreçler, yalnızca dava açma işlemi olarak değil, baştan sona planlanması gereken bir hak arama süreci olarak ele alınır.

Nafaka miktarının artık hayatın gerçekleriyle uyuşmadığını düşünüyorsanız, meseleyi sadece artan masraflar üzerinden değil, ispat edilebilir değişiklikler üzerinden değerlendirmek gerekir. Doğru hazırlanan bir dosya, belirsizliği azaltır ve mahkemenin önüne daha net bir tablo koyar. En çok ihtiyaç duyulan şey de çoğu zaman tam olarak budur.

Nafaka Arttırım Davasında Tarafların Ekonomik Gücü Nasıl Değerlendirilir?

Eşe verilen nafaka için nafaka alacaklısının boşanma sebebiyle yoksulluğa düşmüş olmasından dolayı nafaka verilir. Yoksulluğa düşen eş zaman içinde daha da yoksullaşabilir. Bu yüzden TMK md.176/4’ te kanun koyucu böyle bir durumda nafakanın artırılabileceğini öngörmüştür. Ya da nafaka yükümlüsü eş nafaka bağlandığı
zamandan daha iyi bir gelir seviyesine gelmiştir. Bu durumda da yine TMK md.176/4 gereği nafaka arttırılabilir. Aynı şekilde kendisinde velayeti olmayan çocuğa nafaka veren anne-baba çocuğun masraflarına gücü oranında katılır. TMK md183’te ise durum değiştiğinde yani annebaba çocuğun masraflarına katılma gücü daha çok artmışsa yine nafaka arttırılabilir.  Yoksulluğa düşen anne-baba, çocuk-torun veya kardeşe verilen nafakanın da TMK md.365/5’e göre tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre her yıl arttırılmasına karar verilebilir. Kanun maddelerinden anlaşılacağı üzere nafaka arttırım davasında nafaka yükümlüsünün arttırılan nafakayı ödeyebilir mi? Ödeyemez mi? veya nafaka alacaklısının nafakanın arttırılmasına ekonomik olarak gerçekten ihtiyacı var mı? şeklinde değerlendirme yapılır.

Nafaka Arttırım Davası Ne Kadar Sürer?

Nafaka arttırım davası delillere ulaşma hızına, mahkemenin bulunduğu şehre, mahkemenin iş yüküne ve tarafların işlemlerinin eksiksiz olup olmamasına göre değişmekte olup ortalama 6 ay ve 1.5 yıl arası sürmektedir.

Nafaka Arttırım Davasının Sonucunda Ödeme Nasıl Gerçekleşir?

Nafaka arttırım davası sonucunda hakim eğer nafakanın artmasına karar verirse nafaka yükümlüsü artık bu karara göre nafaka ödemelidir. Nafaka yükümlüsü mahkeme kararına göre nafaka ödemekten kaçınırsa mahkeme kararıyla beraber ilamlı icra takibi yaparak nafaka icra yoluyla alınabilir. Yine bu işlemler genel olarak avukatlar tarafından yapılan işlemlerdir

Sıkça Sorulan Sorular 

Boşandığım Kişiye Miras Kaldı Nafakamı Arttırabilir miyim?

Evet, eğer mirası alan kişi belirli bir ekonomik gelire ulaştıysa ve bu güç daha fazla nafaka ödemesini gerektiriyorsa nafakanızı dava ederek arttırabilirsiniz.

Bana Geçen Sene Nafaka Bağlandı, Bu Yıl Nafakası Arttırma Hakkım Var mı?

Eğer ki geçen yıla oranla bu yıl enflasyonda, masraflarda, boşadığınız kişinin maddi durumunda kabul edilebilir bir artış varsa veya sizin maddi durumunuzda kabul edilebilir bir azalma varsa aradan sadece bir yıl geçmiş olsa bile nafakanızı dava ederek artırabilirsiniz.

Nafaka Arttırım İçin Dava Açmak Zorunda Mıyım? Başka Yolu Yok mu?

Nafaka arttırımı sadece dava yolu ile gerçeklertirilir. Fakat ileriki yıllarda da tekrar dava açmak istemiyorsanız nafakanın her yıl belirli oranda arttırılmasını mahkemeden isteyebilirsiniz.

Enflasyon Artışı Tek aşına Nafakanın Arttırılmasına Sebebiyet Verebilir mi?

Eğer enflasyonun artışı aldığınız nafakanın maddi gücünü kabul edilebilir bir şekilde azaltıyorsa, evet enflasyon tek başına nafakanın artmasına neden olabilir.

Nafaka Alan Kişi Çalışmaya Başlarsa Nafaka Artışı Engellenebilir Mi?

Nafaka ihtiyaç nedeniyle alınan bir ödeme olduğu için nafaka alan kişinin çalışması nafaka artışını engelleyebilir. Bu ne kadar maddi imkana sahip olduğu ve ne kadar maddi desteğe ihtiyaç duyduğuna göre değişir.

Nafaka Artırım Davası Reddedilirse Tekrardan Dava Açılabilir mi?

Eğer nafaka arttırım davası haklı bir sebepten dolayı reddedildiyse, bu haklı sebep sizin lehinize değişirse tekrardan dava açabilirsiniz. Örneğin nafakanızın artması gerekiyor ama karşı tarafın bunu karşılayacağı gücü olmadığı için davanız reddedildi. Karşı tarafın sonradan maddi gücünün düzeldiğini öğrenirseniz tekrardan dava açabilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanmada Taraflarca Belirlenen Nafaka Miktarı Sonradan Arttırılabilir mi?

Evet, anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan nafaka miktarı nafaka artış nedeni varsa ileriki zamanlarda arttırılabilir.

Avukat Mustafa Kök profil fotoğrafı
İstanbul Avukat

Avukat Mustafa Kök

Avukat Mustafa Kök, 2018 yılında İstanbul Ataşehir’de kurulan Kök Hukuk Bürosu bünyesinde miras hukuku, gayrimenkul hukuku, aile hukuku, kira hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku, vergi hukuku, sigorta hukuku ve tazminat hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunar.

İstanbul Barosu

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir