Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu) Nedir?
Eğer dedenizden ya da babanızdan miras kaldıysa ve kendi aranızda anlaşıp paylaşamıyorsanız ortaklığın giderilmesi davası açabilirsiniz. Bazen bir tarlanın 80 – 100 veya daha fazla ortağı bulunabiliyor. Böyle bir durumda arazi satılmak istenildiğinde ya tüm ortakların tapuda yapılacak işleme katılması ya da vekâlet vermesi gerekmektedir.
Ortaklığın giderilmesi davası, birden fazla kişinin birlikte mülkiyet hakkına sahip olduğu bir malın paylaşımı konusunda anlaşmazlık yaşandığında açılan bir davadır. Ortaklardan biri veya birkaçı, miras malını paylaşmak istediğinde ve diğer ortaklarla anlaşma sağlanamadığında, ortaklığın giderilmesi için dava açılabilir.
Miras yoluyla bir malın birden fazla kişiye geçmesi ve bu kişiler arasında malın nasıl paylaşılacağı konusunda anlaşmazlık yaşanması halinde ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir. Ortaklardan birinin iflas etmesi veya üzerindeki hissesine icra takibi başlatılması durumunda, diğer ortaklar veya alacaklılar tarafından da ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.
Ortak mülkiyet; miras yoluyla, alım-satım gibi hukuki işlemler neticesinde ya da arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gibi yöntemlerle tesis edilebilir. Ortak maliklerden her birinin, malın tamamı üzerinde eşit ya da hisseleri oranında mülkiyet hakkı bulunmaktadır. Ortaklığın giderilmesine karar verildiğinde, ilgili mal veya mülk üzerindeki ortaklık fiilen sona erer ve her bir hissedar, hakkına düşen payı alır.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Nedir?
Ortaklığın giderilmesi davası, birden fazla kişinin birlikte sahip olduğu bir mal üzerindeki ortaklığın sonlandırılması amacıyla açılan bir davadır. Miras sebebiyle ortaklığın giderilmesi davasının hukuki dayanağı Türk medeni kanunu madde 642 dir. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.
Ortaklığın giderilmesi davası, genellikle miras yoluyla elde edilen taşınmazların paylaşımı, ortak mülkiyetin getirdiği anlaşmazlıklar ve iş ortaklıklarının sonlandırılması gibi durumlarda karşımıza çıkar. Miras kalan yerlerin ya da bir şekilde ortak olunan taşınmazların anlaşılarak paylaşılması her zaman mümkün olmamaktadır. Bazı ortaklar bu yerleri satmak ve ortaklığı bitirmek isterken diğerleri karşı çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.
Size karşı ortaklığın giderilmesi davası açıldıysa, mahkeme tarafından adresinize gönderilen tebligat ile davadan haberdar edileceksiniz. Mahkeme size karşı tarafın dava dilekçesini gönderecek ve davaya cevap vermek için 2 hafta süre verecektir. Gelen tebligatta ayrıca ilk duruşmanın hangi tarihte ve saat kaçta yapılacağı size haber verilir. Dava dilekçesine karşı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunabilirsiniz. Cevap dilekçesi sunmasanız da duruşmalara katılabilirsiniz.
Ortaklığın giderilmesi davası açmak istiyor ve birden fazla taşınmazda ortak olabilirsiniz. Böyle bir durumda her bir taşınmaz için ayrı bir dava açmanıza gerek yoktur. Açacağınız bu tek dava ile ortak olduğunuz tüm taşınmazlardaki ortaklığı bitirebilirsiniz. Babanızdan 3 tane evin miras kaldığını kabul edelim. Bu evlerin biri İstanbul’da, biri Marmaris’te birinin de Kastamonu’da olduğunu var sayalım. Böyle bir durumda her üç evdeki ortaklığın giderilmesi için İstanbul’daki mahkemede de dava açabilirsiniz.
Ortaklığın Giderilmesi Davasını Kimler Açabilir?
Ortaklığın giderilmesi davasını sadece tapu kaydında adı yazan kişiler açabilir. Örneğin 3 arkadaş paralarınızı birleştirerek Marmaris’te bir arsayı eşit paylarla ortak olarak satın almış olun. Bu durumda ortaklığın giderilmesini sadece tapu kaydında paydaş olarak görünen bir kişi açabilir. Tapu kayıt maliki hayatta olduğu sürece bir başka kişi ortaklığın giderilmesi davası açamaz. Ortaklardan herhangi bir diğerlerinin iznini ya da onayını almadan bu davayı açabilir.
Tapuda adı yer alan kişilerden biri ölmüş ve onun hakkı mirasçılarına geçmişse; bu durumda mirasçılar da ortaklığın giderilmesi davasını açabilir. Dava açmadan önce mirasçılık belgesi almalı ve dava dilekçenize eklemelisiniz. Diyelim ki dedeniz öldü ve birçok taşınmazı bulunuyor. Eğer babanız sağ ise siz henüz mirasçı değilsiniz. Babanız hayattayken dedenizin mirasçısı babanızdır. Mirasçı olması sebebiyle de dedenizden kalan taşınmazların ortaklarından biri de babanızdır. Bu davayı babanız açabilir. Siz ancak babanız öldükten sonra ortaklığı giderilmesi davası açabilirsiniz.
Miras sebebi ile ortak olan taşınmazın satılmasını istiyor ve diğer kişilerle birlik olamıyorsanız son çare olarak ortaklığın giderilmesi davası açabilirsiniz. Dava açmak isteyenlerin tamamı birlikte dava açabilirler. Bu durumda dava açanların tamamı davacı sıfatını alacaklardır. Dava açmaya katılmayan ve ortak olan diğer tüm kişiler ise davalı sıfatını alacaklardır.
Ortaklığın giderilmesi davası tüm ortaklara karşı açılmalıdır. Genelde tapu kaydı ölü olan miras bırakan adına kayıtlı olduğu için güncel bir mirasçılık belgesi alınarak ortakların tespit edilmesi gerekir. Burada yer alan ortaklardan biri tek başına bu davayı açabilir. Ortaklığın giderilmesi davasını birlikte açmak zorunda değilsiniz. Ortaklar bir araya gelerek de bu davayı açabilirler. Davacı olmayan diğer ortaklar davalı olarak davada yer alacaklardır.
Bu davada taraf teşkilinin sağlanması şarttır. Yani ortakların tamamı davadan haberdar edilmelidir. Yurt dışında bulunan ortaklara da usulüne uygun olarak tebligat yapılmalıdır. Diyelim ki davanın taraflarından biri 18 yaşından küçük. Böyle bir durumda dava küçüğün velisine ya da vasisine karşı açılır. Taşınmazın tapu kaydında vakıf şerhi var mı bakılmalı ayrıca intifa hakkı var mı kontrol edilmeli.
Satış mı, Aynen Taksim mi?
Ortaklığın giderilmesi davasında esas olan ortaklığın aynen giderilmesidir. Her bir ortağa en az bir tane gayrimenkul özgülenerek ortaklığın giderilmesine aynen taksim denilir. Ortaklığın satış ile giderilmesi zorunlu değildir. Eğer her bir ortağa tahsis edilebilecek yeteri kadar taşınmaz varsa aynen paylaşım yapılabilir. Bunun için ortaklardan birinin talepte bulunması gerekir. Ortaklardan biri bile ortaklığın aynen taksimini isterse, ortaklık satış ile gerçekleşmez. Tüm mirasçılar ortaklığın satış yoluyla giderilmesi isterse mahkeme aynen taksime karar veremez.
Örneğin babanızdan İstanbul Kadıköy Moda’da bir daire, Beşiktaş Bebek’te bir daire ve Şişli Nişantaşında bir başka dairenin miras kaldığını, sizin de 3 kardeş olduğunuzu düşünelim. Mirasçılardan birinin açtığı ortaklığın giderilmesi davasında tüm taşınmazların satılmasını ve elde edilen paranın dağıtılarak ortaklığın giderilmesini talep ettiğini var sayalım. Böyle bir durumda davalı olarak siz aynen taksim yoluyla ortaklığın sonlandırılmasını talep edebilirsiniz. Mirasçılardan biri bile ortaklığın aynen giderilmesini talep ederse; mahkemece öncelikle aynen taksimin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Bazen miras kalan tek bir gayrimenkul varken toplam 40 kişi ya da 140 kişi mirasçı olabilmekte. Her bir mirasçıya en az bir gayrimenkul verilemiyorsa ortaklık zorunlu olarak satış suretiyle giderilir.
Aynen taksimde mirasçıların birbirlerine denkleştirme amacıyla para ödemesi gerekebilir. Örneğimize tekrar dönelim ve Moda’daki evin 30 milyon, Bebek’teki evin 35 milyon ve Nişantaşı’ndaki evin ise 40 milyon değerinde olduğunu varsayalım. Aynen taksim uygulandığında mirasçılardan bir kısmına daha değerli bir kısmına ise diğerlerine oranla daha değersiz bir taşınmaz bırakılmış olabilir. Dağıtılan gayrimenkullerin değerleri arasındaki farkın denkleştirilmesi için bazı mirasçıların diğerlerine para ödemesine karar verilir.
Mahkeme her bir taşınmazın değerini bilirkişilere hesaplatarak ödenmesi gereken denkleştirme bedelini tespit eder ve verdiği gerekçeli kararın hüküm kısmında bu hususu açıklar. Eğer mirasçıların hepsi hangi taşınmazın hangi mirasçıya verileceği konusunda anlaşırsa mahkeme bu anlaşmaya göre karar vermek zorundadır. Mirasçılar bu hususta anlaşamazsa mahkeme tarafından kura çekilir ve sonucuna göre hangi gayrimenkulün hangi mirasçıya verileceği belirlenir.
Mahkeme ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar vermiş ise, ayrıca bir satış memuru tayin eder. Satışın nasıl yapılacağı ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir. Sulh hukuk hâkimi tarafından verilecek olan kararla atanacak olan satış memuru, yazı işleri müdürü veya yazı işleri görevlisi veyahut da icra müdürü olabilir. Satış açık artırma usulü ile herkese açık olarak yapılır. İsteyen herkes açık artırmaya katılabilir. Eğer ortakların tamamı talep ederse ya da birinin talebini diğer tüm ortaklar kabul ederse açık arttırmanın kapalı olarak yapılmasına karar verilir. Böyle bir durumda satış hissedarlar arasında yapılır ve dışarıdan kimse satışa katılamaz.
Mirasçılar bazı durumlarda ortaklığın giderilmesi davası açarak elbirliği mülkiyetinin, paylı mülkiyete çevrilmesini talep edebilirler. Bu şekilde açılan bir ortaklığın giderilmesi davasında herhangi bir satış işlemi söz konusu olmaz.
Dava Süreci Nasıl İşler
Ortaklığın giderilmesi davası açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabulucuya başvurmadan açılan ortaklığın giderilmesi davası usulden red edilecektir. Arabuluculuk sürecinde anlaşamazsanız dava açmanız gerekir. Ortaklığın giderilmesi davasında herhangi bir zaman aşımı ya da hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Bu sebeple davanızı istediğiniz zaman açabilirsiniz. Hem elbirliği ile mülkiyette hem de paylı mülkiyette ortaklığın giderilmesi davasını açabilirsiniz. Elbirliği halinde mülkiyet miras sebebiyle ortaya çıkan bir ortaklık iken iki arkadaşın paralarını birleştirerek birlikte bir gayrimenkul almalarında oluşan mülkiyet paylı mülkiyettir.
Ortaklığın giderilmesi davasının en büyük delili tapu kaydı ve miras sebebiyle bir ortaklık söz konusuysa mirasçılık belgesidir. Ortaklığın giderilmesini istediğiniz her bir gayrimenkulün tüm tapu kayıt bilgilerini eksiksiz şekilde belirtmelisiniz. Diyelim ki ortaklığın giderilmesini istediğiniz 4 tane gayrimenkul var; ancak siz dilekçenize sadece iki taşınmazın bilgisini yazdınız ve diğer ikisini unuttunuz. Böyle bir durumda davaya dahil edilmeyen taşınmazlar için mahkeme herhangi bir karar vermeyecektir.
Ortaklığın giderilmesi davasında mahkeme keşif ve bilirkişi incelemesini mutlaka yaptırır. Mahkeme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yerel mahkemeye itiraz edilebilir. İtirazın reddedilmesi durumunda, kararın kesinleşmesinden sonra Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvurusunda bulunabilir.
Merhaba 10 sene önce annem vefat etti.Babam ve biz 5 kardeş annemden kalan taşınmazlara mirasçı olduk.babam yalnız yaşıyor ve bu süre zarfında ablam babama hiçbir şekilde hal hatır sormaz hasta olsa bile arayıp sormaz sormadığı gibi mallarin paylaşımı için bizi zorlamakta ve babamın da oturduğu evlerde dahil izaleyi şuur davasi açmaya hazırlanmaktadır.Daha babam ölmeden paylaşıma babamin rızası yok.bu davayı nasıl engelleyebiliriz.babam ablamı evlatlıktan reddetme yapabilirmi
Burada verdiğiniz bilgilere göre bir cevap verilmesi mümkün değil. Ancak ayrıntılı bir görüşme sonrasında bu konuda hukuki bir görüş bildirilebilir.
Merhaba 2021 yılında vefat eden muristen kalan 3 parça toplam 34 dönüm konya dönümü ile tarım arazisi mevcut 5 varisiz taksimi mümkün değil tarlanın birinde oturdgumuz ev var tapu yok ehil mirasçı şartlarım uyuyo çiftçilik yapıyorum mahkeme ehil miras davasını kabul edip arazileri bana satar mı yoksa direk satış mı yapar teşekkür ederim lütfen cevaplayın size zahmet
Açacağınız davada ehil mirasçı olduğunuzu iddia eder ve ispatlarsanız, taşınmazların size satılması mümkün.
Teşekkür ederim nazik cevabınız için. İyiçalışmalar mustafa bey
Babamdan biri kirada olmak üzere iki adet daire kaldı. fakat kiracı kira ödemesini annemin vasisi kız kardeşime ve erkek kardeşime yarı yariya yapmakta henüz tapuları almadigimiz halde. Biz iki kız olarak herhangi bir kıra geliri alamamaktayiz. Bu durumda gidebileceğiniz tek yol izalei şuu davası mıdır?
merhaba uyap esatıs tan bir yer aldım ,ihaleyi kazandım parasını ödedim 7 günü beklerken ihalenin feshi davası açıldı . davanın konusunu okudum özetle, isalei şuyu davası açıldıktan 1-2 ay sonra hissedarların 2 tanesine kısıtlılık olmus vesayet altına girmişler sonra satış ilanı bu kısıtlılık kesinleşmeden sonra verilmiş oda yaklaşık 1 ay sonra, diyorlarki satış memuru kıstlılara tebligat göndermiş vasilere gönderilmemiş . ben biraz baktım satış memuru tebligatı tapudaki hissedarların adreslerine yoksa mernisteki adreslerine gönderir deniyor. Benim mantığıma göre vasilik olduktan sonra vesayetinin altındaki kişinin davalarına bakmalı ve müdahil olarak o davaya harç ödeyerek girmeli idi.girdikten sonrada tabiki tebligat gönderilirdi. burda sormak istediğim kanunlarda vesayet altına alınmadan önceki izalei şuyu davası vesayet altına alınınca satış memuru bunu bilmeli ve tebligat göndermelimiydi. kıstlılarada göndermemelimiydi bunu bilebilirmi kullandıkları sistemde görebiliyorlarmı . beni aydınlatırsanız sevinirim . saygılarımla
Merhaba Ortaklığın giderilmesi davasında avukat vekalet ücretini sadece kendisini temsil ettiren (avukata vekalet veren) mi öder. Yoksa satış sonrası kendisine miras payı oranında ödeme yapılan her bir kişi kendisini avukata temsil ettirsin ya da ettirmesin, satış sonrası ödenen tutar oranında avukata vekalet ücreti ödemesi gerekir mi
avukatlık asgari ücret tarifesinde yer alan ücreti tüm ortaklar payları oranında öderler. Payı az olan az, çok olan daha çok öder.
Tüm mirasçılar öder.
Merhabalar : 1/3 hisse tapulu arsa üzerine yapılan 3 daireden biri babama ait olup kat irtifakı yapılmamış dairenin babamın ölümü sonrası , mirasını paylaşırken üvey annemize evin %70 ‘ini hisse tapu vermiştik, kalan kısmı bizde kalmıştı uvey anne 2,5 yıl önce vefat etti kardeşi evi 2,5 yıldır kullanıyor hissemizle ilgili kısmı istediğimde yanaşmıyor ve anlaşmak istemiyor. geçmiş dönem kiralarını ve hissemi nasıl alabirim mahkemeye verirsem satış arsa üzerinde bulunan 3 daireninmi yoksa baba hissesi olan 1/3 olan kısmımı satılacaktir. çözüm önerirmisiniz şimdiden teşekkürler
Merhaba, satışı kesinleşen bedeli ödenen ve tapusu alıcıya geçen bir arsa var, ben de hissedarım. Benim payıma düşen ücret ortalama kaç gün içinde elime geçer ?
Merhaba, 4 hissedarız. İzale-i şuyu davası açtığımızda dava masrafları ve satışta avukatın hakkı olan ücreti sadece davayı açan hissedar mı öder yoksa mirasçılar arasında pay mı edilir?
Herkes kendi avukatı ile ücret sözleşmesi yapar, karşı vekalet ücretini ise ortaklar hep birlikte öderler.
Babam vefat etti, annem yaşıyor.Babam vefat edeli 2 yıl gibi oldu.. Köyde fındık var hiç bana haber vermeden topluyorlar, hiç oralara yanaşamıyorum . Babamı huzur evine vermişlerdi ölmeden, orada 4 yıl kaldı.. 4 kuz kardeş bir de anne, benim de mirastan payım olmasına rağmen koklatmıyırlar cebe atıyorlar. .. Ev kiralarını da cebe atıyorlar. Avukata sormuştum, kira bedellerini 5 yıl geriye dönük ecrinimsi davasıyla alırsın ama dava iki yıl sürer dedi parayı alabilmek. .. Bir de fındıkları da topluyorlar dedim, onu da kanıtlsman gerekiyor dedi. Zaten köyde fındığı topluyorlar kim bana şahitlik edecek? Orada herkes akraba ve kimse kötü olmamak için şahit olmaz.. Hatta bir akrabamı tehdit etmişler sözle,sen niye karışıyorsun diye ;o kişi de artık şahit olmaz.. Bunun başka çözümü var mı ?Her yıl dünyanin parasını cebe indiriyorlar, her yeri sahiplenmiş dört kız kardeş. Ben, İstanbul’da ikamet ediyorum.. Asla olandan, bitenden, paradan, hakkımdan bir söz bile ettirmiyorlar.. Bilinçli olarak dışlayıp hakkımı yiyorlar. Yani kira, fındık vss.. Mirasçılık belgesinde her yer ortak, her kişinin hissesi belli ama benim hakkım yokmuş gibi davranıyorlar.. Köydeki fındıklardan faydalanmanın kolay bir yolu yok mu? Böyle durumun ispatını yapamam kimse şahit olmaz.. Kimse kimsenin işine karışmak istemiyor. Ayrıca köyde bir ev var güzel, oraya da eşya koymuşlar keyf yapma yeri yapmışlar . Tatil yeri olarak kullanıyorlar. Onları böyle her yeri sahiplenmiş görmek çok sinir bozucu.. Eski deneyimlerinden dolayı yani hakkımı korumaya çalıştığım yıllarda da üzerime yürüyüp beni ekarte ediyorlardı. Demek ki en çaresiz kardeşi kurban seçmişler 4 kız kardeş, ne yesek kârdır hesabı. Kimsenin Allah’tan korkusu kalmamış. Laf üstüne laf konuşturmuyorlar bile.. Babam hiç huzur evine gitmek istememiş zorla onu oraya bırakmışlar.. Ben de 5 yıl önce ben bakarım demiştim ama onlar duymadı bile polis emeklisi babamın parasını yerim diye ödleri patladı..