Evlilik Dışı Çocuğun Baba Tarafından Tanınması hukuki olarak Tanıma şeklinde ifade edilir. Tanıma, evlilik dışı doğan çocuk ile babası arasında soybağının kurulmasını sağlayan tek taraflı irade beyanını ifade eder. Tanıma ile babanın ana ile cinsel ilişkide bulunduğu ve çocuğun bu cinsel ilişkiden meydana geldiği kabul edilmiş olur.
Evlilik dışı bir çocuğunuz varsa ve tanıma süreci ile ilgili hukuki destek almak istiyorsanız iletişim formunu doldurun. Hukuki süreciniz ile ilgili yardımcı olalım.
Babanın çocuğun kendi çocuğu olduğunu açıklayan bir beyanı bulunmaksızın, çocuğun mirasçı olarak atanması veya çocuğa nafaka verilmesi tanıma niteliği taşımaz. Babanın tanıma beyanında bulunması herhangi bir süreye bağlı değildir. Tanıma, doğum anından itibaren çocuk ile babası arasındaki soybağının kurulmasını sağlar.
Evlilik dışı bir ilişki içinde doğan çocuğun annesi doğum yapan kadındır. Anne evli olmadığı için babalık karinesinden yararlanılamaz. Böyle bir durumda baba ile çocuk arasındaki soybağı ilişkisi tanıma ile kurulacaktır.
Evlilik Dışı Çocuğun Baba Tarafından Tanınması Nasıl olur?
Tanıma Türk Medeni Kanunu’nun 295 maddesinde yer almaktadır. Baba olduğunu düşünen kişinin nüfus müdürlüğüne yazılı başvuru yapması gerekir. Hayatta iken çocuğu ile olan soybağını açıklamak istemeyen kişiler vasiyetname ile de çocuğu tanıyabilir. Babanın bu yolları kullanarak çocuğu tanıyabilmesi için, çocuğun bir başka erkekle soybağı bulunmamalıdır. Eğer bir şekilde başka bir erkek ile çocuk arasında soybağı ilişkisi kurulmuşsa, öncelikle soybağının reddi davası açılmalıdır. Duruma göre tanımanın iptali davası açılması da gerekebilir. Bir başka erkekle arasında soybağı kurulmuş olan çocuğun tanınması geçerli olmaz. Bunun sonucu olarak da; çocuk ile tanıyan arasında soybağı ilişkisi kurulmuş olmaz.
On sekiz yaşından küçük çocukların tanınması için velisinin izni gereklidir. Büyük ihtimalle çocuğun velisi annesi olacaktır. Kısıtlanmasına karar verilmiş olan bir kişinin tanınması için ise vasisinin rızası gereklidir. Annesi belli olmayan çocukların baba tarafından tanınması mümkün değildir. Sadece annesi ile soybağı tespit edilmiş çocukların tanınması mümkündür. Zina neticesinde doğmuş olan çocuğun tanınması da geçerlidir. Çocuk ancak bizzat baba tarafından tanınabilir.
Babanın vekalet verdiği bir kişinin onun yerine çocuğu tanıması geçerli değildir. Babalık davasının dinlenebilmesi için, çocuk ile üçüncü kişi arasında bir soybağı kurulmuşsa, öncelikle soybağının iptali gereklidir. Anne ve çocuk tanımanın iptali davası açabilirler. Anne ve çocuğun dava açma hakları birbirinden bağımsızdır. Tanımanın iptali davasının baba tarafından açılması durumunda dava anne ve çocuğa birlikte açılır. Tanımanın iptali davasında davacının, tanıyanın baba olmadığını ispatlaması gerekir.
Evlilik Dışı Çocuğun Baba Tarafından Tanınması
Evlilik dışı doğan bir çocuğun soyadını belirleme süreci çeşitli durumlara göre değişkenlik gösterebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 321. Maddesine göre; eğer anne-baba evli ise, çocuk ailesinin soyadını alır. Ancak, anne-baba evlilik birliği içinde değilse çocuk annesinin bekarlık soyadını taşır.
Çocuğun babasının soyadını alması için babanın çocuğu resmi olarak tanıması şarttır. Baba çocuğu tanıyarak soybağını resmileştirebilir.
Eğer baba çocuğu tanımazsa, babalık davası açılabilir. Anne ve baba boşandıktan sonra çocuk, boşanmanın kesinleşmesini takip eden 300 gün içerisinde dünyaya gelmişse, çocuk babanın nüfusuna kaydedilir.
Evlilik dışı doğan çocuğun anne-babası sonrasında evlenirse, çocuğun hukuki durumu, evli anne-babanın çocuğu ile aynı kabul edilir.
Evlilik Dışı Çocuğun Baba Tarafından Tanınması Şartları
Evlilik dışı çocuğun babası tarafından tanınmasının koşulları, bir dizi hukuki işlemin uygulanmasını zorunlu kılar. Bu süreçler, çocuğun hukuki açıdan babasının tanıması için yerine getirilmesi gereken şartları içerir.
Çocuğu tanıyacak kişi, mutlaka çocuğun biyolojik babası olmalıdır. Tanıma süreci, biyolojik bağın bulunması üzerine işlem görmektedir. Ayrıca, tanıma işlemi gerçekleştirecek olanın herhangi bir hukuki engeli olmamalıdır; yani baba, hukuken kısıtlanmamış olmalıdır.
Tanıma işleminde bulunacak kişinin tam ehliyetli olması gereklidir. Babanın en az 18 yaşında olması ve kısıtlı olmaması şarttır. Tanıma hakkını kullanabilmek için ayrıca herhangi bir izne ihtiyaç yoktur.
Baba tarafından tanıma işleminin yapılabilmesi için öncelikle nüfus müdürlüğüne başvurulmalıdır. Bununla birlikte, baba vasiyetname veya resmi belge aracılığıyla da tanımayı ifade edebilir.
Çocuğun Tanınmasına Engel Bulunmaması
Evlilik içinde doğan çocuklar için soybağı ilişkisi kendiliğinden kurulduğu için ayrıca tanınma işlemine gerek duyulmaz. Ancak evlilik dışında doğan bir çocuğun, babası tarafından tanınması ile soybağı ilişkisi resmi olarak tesis edilir. Mevcut yasalarımıza göre, bir çocuğun var olan soybağının olması, başka bir kişi tarafından tanınması için engel teşkil eder.
Zina, evli bir bireyin eşi haricinde başka bir kişi ile cinsel ilişkide bulunması durumudur ve hukukumuzda zina sonucu doğan bir çocuğun tanınmasının önüne geçen bir hüküm bulunmamaktadır. Çocuğun tanınmasına engel bulunmaması, erkeğin zinası sonucu doğan bir çocuk için, babanın çocuğu istediği zaman tanıyabilmesi demektir.
Evlilik dışı doğan bir çocuğun gerçek babası tarafından tanınması için öncelikle, çocuğun resmi kayıtlarda mevcut olan soybağı ilişkisi, soybağının reddi davası yoluyla sonlandırılmalıdır. Bu işlem tamamlandıktan sonra çocuk, biyolojik babası tarafından resmi olarak tanınabilir ve bu şekilde soybağı ilişkisi kurulabilir.
Çocuğu Tanıyanın Baba Olması
Tanıyanın baba olması, mevzu bahis hakkın özü itibariyle babaya özel olmasından kaynaklanır. Dolayısıyla tanıma işlemi yalnızca babanın yapabileceği bir eylemdir. Baba, yaşamakta olduğu ve akıl sağlığı yerindeyken bu hakkı şahsen kullanabilir. Ancak, ayırt etme gücünden yoksun ise tanıma işlemini kendisi gerçekleştiremez; bu durumda yasal temsilcisi tarafından da bu işlem yapılamaz.
Tanıyanın baba olması gerektiğinde zamansal bir sınırlama bulunmaz. Baba bu hakkını istediği zaman kullanabilir ki bu, çocuğun doğumundan hemen sonra olabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da mümkündür; ancak tanıma şartlarının gerçekleşmiş olması şarttır.
Bu süreçte bir diğer önemli nokta, ayırt etme gücüne sahip küçükler veya kısıtlılar adına tanıma yapılacaksa, TMK’nun 295/2. maddesine göre veli ya da vasinin rızasının alınmış olması zorunluluğudur. Eğer baba vefat etmişse, varislerinin babaları adına tanıma yapma hakları yoktur.
Ancak, TMK’nun 502. maddesi gereği, 15 yaşını dolduran ve ayırt etme gücüne sahip olan bir baba vasiyet aracılığıyla çocuğunu tanıma hakkını kullanabilir. Bu durumda, baba vasiyetname hazırlayarak çocuğunu tanıyabilecektir, fakat baba için 15 yaş sınırının aşılması gerektiği unutulmamalıdır.
Evlilik Dışı Çocuğun Tanınma Davası
Evlilik dışı çocuğun tanınma davası genellikle anlaşmalı bir süreç olup, annenin onayı ile birlikte nüfus müdürlüğüne yapılan bir başvuru işlemi ile basit bir şekilde gerçekleştirilebilir. Ancak annenin itiraz etmesi durumlarında, babanın çocuğun tanınması için mahkemeye başvurması zorunlu hale gelebilir.
Bu süreçte baba, çocukla aralarındaki kan bağının yasal olarak tanınmasını talep eden bir dava açabilir. Dava dosyasına, gerekli tüm belgeler ve dilekçe eklenerek mahkemeye sunulur. Eğer mahkeme, babanın lehine bir karar verirse, bu kararın bir örneği ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilir ve çocuğun nüfus kaydının baba üzerine işlenmesi için işlemler başlatılır.
Tanımanın İptali
Tanımanın iptali davalarının başlatılabilmesi için bazı kesin koşulların varlığı gerekir. İlk koşul, tanıma işlemini yapan babanın bu eylemi hile veya tehdit gibi baskı altında gerçekleştirmiş olması durumudur. Eğer baba, bu gibi olumsuz koşullar altında tanıma işlemi gerçekleştirdiğini iddia ederse, annenin ve çocuğun aleyhine tanımanın iptali davası açabilir.
Tanımanın iptali davasında, gerçek biyolojik baba olduğunu öne süren kişinin, çocuğun annesi ile çocuğun doğumundan önceki uygun bir dönemde ilişkisi olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Her iki durum için de dava açma süresi, ilgili durumların öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.
Mahkeme, tanımanın iptaline karar verirse, bu kararı nüfus müdürlüğüne gönderir ve nüfus kayıtlarının yeniden düzenlenmesi istenir.
Evlilik Dışı Çocuğun Babası Tarafından Tanınma Süreci
Evlilik dışı doğan çocukların yasal olarak tanıtılması ve doğumlarının bildirilmesi için takip edilmesi gereken bazı adımlar bulunmaktadır. Çocuğun babası, çocuğunu tanımak için direkt olarak yazılı beyan ile Nüfus Müdürlüğüne başvurabilir.
Evlilik dışı çocukların babaları tarafından tanınması süreci, hukuki bir işlem gerektirir ve yukarıda belirtilen adımların uygun şekilde takip edilmesi gerekir.
Yabancı Uyruklu Anneden Doğan Çocuğun Tanınması Süreci
Evlilik dışında doğan çocukların tanınma süreci, çocuğun ve annesinin haklarını önemli ölçüde etkilemektedir.
Yabancı uyruklu bir anneden doğan ve babalık tanıması gereken durumlarda açılan dava, hem çocuk hem anne tarafından bireysel veya ortaklaşa yapılabilir.
Babalık davası, annesinin kimliği belirsiz olan çocuklar için açılamaz. Ayrıca çocuk ile başka bir erkek arasında kan bağı bulunuyorsa, babalık iddiasında bulunulamaz. Bu tür davalara aile mahkemesi bakar.
Tanıma Beyanı Sonrası Yapılması Gereken İşlemler
Tanıma beyanını alan yetkili tarafından, tanıyan babanın ve tanınan çocuğun kayıtlı olduğu nüfus müdürlüğüne işlemin gerçekleştiğine dair bilgi verilir. Bu bildirim, işlemin resmi kayıtlara işlenmesi için zorunludur.
Bildirimin yapılmasının ardından nüfus memuru, tanınan çocuğun nüfus kaydını annesinin hanesinden alarak babasının hanesine aktarır. Bu şekilde, çocuk hukuki olarak babasının aile kütüğüne geçmiş olur.
Tanıma işleminin gerçekleştiği ve nüfus kaydındaki değişikliklerin yapıldığı, çocuğun kayıtlı olduğu nüfus dairesi tarafından hem anneye hem de çocuğa bildirilir. Anneye ve çocuğa yapılan bu bilgilendirme, sürecin şeffaf ve bilgiye dayalı şekilde ilerlemesini sağlamak içindir.
Tanıma beyanı sonrası, anne ve baba arasındaki hak ve sorumluluklar hukuken düzenlenmeye başlar.
Tanıma İşlemi Çocuk Hangi Yaşa Gelene Kadar Yapılabilir?
Tanıma işlemi, çocuğun hukuki haklarını ve yükümlülüklerini ilgilendiren önemli bir adımdır. Bu konuda yasal olarak belirlenmiş bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Çocuğun annesinin karnında olduğu dönemden itibaren tanıma işlemi yapılabileceği gibi, çocuk yetişkin bir birey olduğunda, hatta ölümünden sonra bile tanınma hakkı mevcuttur.