Yardım nafakası, yasal sınırlamalar doğrultusunda belirli aile fertlerinin maddi zorluklar içerisine düşmemesini hedefleyen ve bu doğrultuda sosyal dayanışmayı güçlendiren bir nafaka çeşididir.
Eğer yardım yapılmazsa ciddi sıkıntılar yaşayabilecek olan bireylerin lehine yardım nafakası kararı verilebilir. Bu karar, kişilerin çok zor durumda kalmalarını önlemek amacı taşır ve genellikle aile içi yoksulluğa karşı bir koruma önlemi olarak işlev görür.
Yoksulluk sınırının altına düşmek üzere olan veya çok zor ekonomik koşullar altında yaşamak zorunda kalan aile bireylerinin korunması için mahkemeler tarafından yardım nafakasına karar verilir. Kişinin bu tür bir mali destek almaya hak kazanabilmesi için, ekonomik olarak zor durumda olduğunu ispatlaması gerekir.
Yardım nafakası, aile içi sosyal dayanışmanın güçlendirilmesini amaçlar. Kişinin yoksulluğa düşmesini engellemek için maddi destek sağlar. Mahkeme kararıyla belirlenir ve kanuni çerçevede düzenlenir. Özellikle çocuklar gibi altsoy bireylerinin maddi ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynar. Kişinin karşı karşıya olduğu zor ekonomik şartları dikkate alır ve bu durumları iyileştirmeyi hedefler.
Türk Medeni Kanunu’nun 328. maddesinin ikinci fıkrasına göre anne ve baba, ergin ancak eğitimine devam eden çocuklarına, kendi durumlarına ve şartlara göre yardım etmekle yükümlüdür. Bu yardım, çocuğun eğitimi tamamlanana kadar devam eder.
Yargıtay kararlarına göre, talepte bulunan kişinin kendi hatası sonucu muhtaç duruma düşmesi dahi davalıyı nafaka ödeme yükümlülüğünden muaf tutmaz. Ayrıca aile bağlarının zayıflığı bu yükümlülüğü etkilemez.
Nafaka miktarının tespit edilmesi sırasında, nafaka yükümlüsü kişinin geçimini zorlaştırmayacak ve talep eden kişinin temel ihtiyaçları gözetilerek yardım edilmesi gereklidir. Talep eden kişinin yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, yeme, içme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve kültür gibi temel ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanamayacağı dikkate alınarak değerlendirilir. Bu ihtiyaçlarını karşılayamayan kişi yoksul sayılır ve nafaka talebi kabul edilebilir. Aksi halde, nafaka talebi reddedilir.
Yardım nafakası talebinde bulunabilecek üstsoy fertleri arasında, davalının annesi, babası, büyükanneleri, büyükbabaları ve diğer üstsoy mensupları yer alır. Davalının altsoyu da nafaka davası açabilir. Bu kişiler arasında davalının çocukları, torunları ve altsoy olarak tanımlanan diğer kişiler bulunur. Kardeşler de durumları uygun olduğunda yardım nafakası talebinde bulunabilir. Ancak, kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah düzeylerine bağlıdır ve ancak karşılıklı ihtiyaç durumlarında söz konusu olabilir.
Yardım nafakası davası açma hakkı yalnızca yukarıda belirtilen kişilerle sınırlıdır. Dolayısıyla, kayınbirader, dayı, teyze gibi diğer akrabaların yardım nafakası talebinde bulunma hakları bulunmamaktadır.
Yardım Nafakası Nasıl Alınır?
Nafaka talebinde bulunmak için öğrencinin, anne ve baba aleyhine dava açması gerekmektedir. Bu talebin mahkemeye sunulabilmesi için gerekli kanıtların toplanması ve işin uzmanı bir avukatla çalışması tavsiye edilir. Mahkeme, her iki tarafın mali durumunu, öğrencinin eğitim durumunu ve ihtiyaçlarını değerlendirdikten sonra bir öğrenim nafakası miktarı belirleyecektir.
Öğrenim hayatınızda karşılaşılan maddi güçlükleri aşmak ve eğitim sürecinizi destek altına almak için nafaka, önemli bir hukuki hak olarak sizin yanınızdadır. Anne ve babadan öğrenim nafakası talep edilmesinin yasal dayanakları ve süreci hakkında daha fazla bilgi almak için uzman bir avukata başvurabilirsiniz.
Nafaka davalarında hakim, tarafların talep ettikleri miktar ve nafaka süresine göre bir karar vermek zorunda olup, talep edilenin ötesine geçemez.
Yardım Nafakasının Miktarı
Eğitimine devam eden ve kendi geçimini sağlayamayan bireyler, eğitimleri tamamlanana dek ana babalarından nafaka talep etme hakkına sahiptirler. Ancak burada esas olan, nafaka yükümlülüğü altındaki kişilerin maddi zorluklara düşürülmemesi gerektiğidir. Türk Medeni Kanunu madde 4’de belirtilen hakkaniyet ilkesine göre, belirlenecek nafaka miktarının hem davacının gereksinimlerini karşılayacak düzeyde hem de nafaka borçlusunun geliri dikkate alınarak adil bir şekilde hesaplanması gerekmektedir.
Nafaka, aile içindeki mali destek yükümlülüğünü ifade eder ve kişilerin yoksulluktan korunması amacıyla kanun koyucu tarafından düzenlenmiştir.
Nafaka talep eden kişi, kendi hatası sonucu muhtaç hale gelmiş olsa dahi nafaka talebinde bulunabilir. Aile bağları zayıflasa da nafaka yükümlülüğü devam eder. Eğitimine devam eden ve kendi geçimini sağlayamayan bireyler, eğitimleri bitene dek ana babalarından nafaka talep edebilirler.