Kıdem Tazminatı Alma Şartları
Kıdem tazminatı alabilmeniz için bir takım şartların gerçekleşmesi gerekir. Kıdem tazminatı, iş hayatında uzun yıllar emek veren çalışanların, belirli şartların oluşması halinde işten ayrılırken hak ettikleri önemli bir güvencedir. Bu tazminat, çalışanın iş yerindeki emeğinin karşılığı olarak, işverence ödenen toplu bir paradır. Bu yazımızda, kıdem tazminatı alma şartlarını inceleyeceğiz.
Kıdem Tazminatı Alma Şartları Nelerdir?
Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için öncelikle belirli şartların sağlanması gerekmektedir. Bu şartlar temel olarak iş sözleşmesinin sona erme şekli ve çalışanın aynı işverene bağlı olarak geçirdiği süre ile ilgilidir.
- En Az Bir Yıllık Kıdem Şartı: Bir çalışanın kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması gerekmektedir. Bu süre, deneme süresi de dahil olmak üzere, iş ilişkisinin başlangıcından sona erdiği tarihe kadar geçen tüm zamanı kapsar.
- İş Sözleşmesinin Belirli Nedenlerle Sona Ermesi: Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için iş sözleşmesinin belirli nedenlerle sona ermesi gerekmektedir. Bu nedenler şunlardır:
- İşveren Tarafından Haklı Neden Olmaksızın Fesih: İşveren tarafından, İş Kanunu’nda belirtilen haklı nedenler olmaksızın iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda çalışan kıdem tazminatına hak kazanır. İş Kanunu’nun 25. maddesinde işverenin haklı nedenle fesih halleri belirtilmiştir. Bu maddeye göre, işverenin haklı nedenle fesih yapabileceği durumlar sınırlıdır ve bu durumların dışındaki fesihler kıdem tazminatı hakkı doğurur.
- Çalışan Tarafından Haklı Nedenle Fesih: Çalışan, İş Kanunu’nda belirtilen haklı nedenlerle iş sözleşmesini feshederse kıdem tazminatına hak kazanır. İş Kanunu’nun 24. maddesinde çalışanın haklı nedenle fesih halleri detaylı olarak açıklanmıştır. Bu haller arasında işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, ücretin ödenmemesi gibi durumlar yer almaktadır.
- Askerlik Nedeniyle Fesih: Muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılan çalışanlar kıdem tazminatına hak kazanırlar.
- Emeklilik Nedeniyle Fesih: Emeklilik hakkını elde eden çalışanlar, bu nedenle işten ayrıldıklarında kıdem tazminatına hak kazanırlar.
- Evlilik Nedeniyle Fesih (Kadın Çalışanlar İçin): Kadın çalışanlar, evlendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmelerini feshetmeleri halinde kıdem tazminatına hak kazanırlar. Bu hak, sadece kadın çalışanlara tanınmıştır.
- Ölüm: Çalışanın ölümü halinde, kıdem tazminatı yasal mirasçılarına ödenir.
- İş Kanunu’nun 24. Maddesindeki Haklı Nedenler: Çalışan tarafından yapılan fesihlerde, İş Kanunu’nun 24. maddesinde belirtilen haklı nedenlerin varlığı önemlidir. Bu nedenler şunlardır:
- Sağlık Nedenleri: İşin yapılması, çalışanın sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli ise.
- Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırılık: İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları varsa.
- Zorlayıcı Nedenler: İş yerinde işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
İş Kanunu Madde 24: Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
- I. Sağlık sebepleri:
- a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
- b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.
- II. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
- a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktaları hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
- b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
- c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya tehdit ederse.
- d) İşveren işçinin başka bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından cinsel tacizde bulunulduğunu bildiği halde gerekli önlemleri almazsa.
- e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
- III. Zorlayıcı sebepler:
- İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
İş Kanunu Madde 25: Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
- I- Sağlık sebepleri:
- a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden dolayı bir hastalığa yakalanması veya engelli hale gelmesi nedeniyle ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla devamsızlık göstermesi.
- b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
- II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
- a) İşçinin, işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
- b) İşçinin, işveren yahut onun ailesi üyelerinden birine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında gerçeğe uymayan ihbar ve isnatlarda bulunması.
- c) İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, sırlarını ifşa etmek gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
- d) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
- e) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
- f) İşçinin, işverenin veya bir başka işçinin hayatına, vücut bütünlüğüne yahut şeref ve namusuna dokunacak davranışlarda bulunması.
- III- Zorlayıcı sebepler:
- İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.
- IV- İşçi tarafından işverenin veya onun ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında gerçeğe uymayan ihbar ve isnatlarda bulunması.
Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma
İş Kanunu, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde evlilik sebebiyle işten ayrılabileceğini ve kıdem tazminatına hak kazanabileceğini hükme bağlamıştır. Bu hak, sadece kadın eşe tanınmış olup, resmi evlilik işleminin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Evlilik kararı almış ancak henüz nikahlanmamış işçi bu hakkını kullanamaz. Evlilik nedeniyle kıdem tazminatı talepli davada hakimin yapması gereken ilk işlerden biri işçinin nüfus kayıt örneğini dava dosyasına almak olmalıdır. Böylelikle kıdem tazminatı talebinin kabul edilip edilmeyeceği ortaya çıkacaktır.
Evlilik sebebiyle iş sözleşmesini sonlandırmak isteyen kasın işçilerin bunu işverene bildirmesi gerekir. Daha sonra ispat etmede kolaylık olması açısından bu bildirimin noter aracılığıyla ya da elektronik posta ile yapılmasını öneririm. İstifanın iş verene bildirilmesi yeterli olup işverenin sizin istifanızı kabul edip etmemesinin bir önemi bulunmaz.
Ne yazık ki kadın işçinin hamile kalması kendisine, kıdem tazminatı alarak, istifa etme hakkı tanımamaktadır.
Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Kıdem tazminatı, çalışanın son brüt ücreti üzerinden hesaplanır. Her bir tam yıl için 30 günlük brüt ücret tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler de oranlanarak hesaplamaya dahil edilir.
Kıdem Tazminatı Tavanı: Kıdem tazminatı hesaplanırken, her yıl belirlenen bir tavan ücreti bulunmaktadır. Bu tavan ücreti, kıdem tazminatının hesaplanmasında dikkate alınacak en yüksek brüt ücreti ifade eder. Tavan ücreti aşan kısımlar kıdem tazminatı hesabına dahil edilmez.
Kıdem Tazminatı Ödemesi
Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren en kısa sürede ödenmelidir. İşveren, kıdem tazminatını zamanında ödemezse, mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır.
Kıdem tazminatı konusunda işveren ile çalışan arasında anlaşmazlık yaşanması durumunda, çalışan iş mahkemelerinde dava açabilir. Dava sürecinde, çalışanın kıdem tazminatına hak kazandığını ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, iş sözleşmesi, ücret bordroları, işe giriş ve çıkış tarihleri gibi belgelerin saklanması önemlidir.
Kıdem Tazminatı Dava Dilekçe Örneği
İstanbul İş Mahkemesine
Davacı : İsa Teke – 3************
Caddebostan Mahallesi Bağdat Caddesi No:285, Daire: 7 Kadıköy İstanbul
Vekili : Av. Mustafa KÖK
Zümrüt evler Mahallesi Nil Caddesi No: 39 Hukukçular Sitesi S Blok D.3 Maltepe İstanbul
Davalı : Mavi Rota Lojistik ve Taşımacılık Anonim Şirketi
Bostancı Mahallesi, Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan Caddesi No:18, Daire: 5 Kadıköy İstanbul
Konu : Fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkilin 500,00-TL kıdem tazminatının iş sözleşmesinin sonlandırıldığı tarihten itibaren en yüksek mevduat faizi ile, 1.500,00-TL ulusal bayram ve genel tatil ücretinin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile 10,00-Euro sefer prim ücreti alacağının dava tarihinden itibaren döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsili istemli alacak davası
Harca esas değer : Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın ilerleyen aşamalarında yapılacak hesaplamalar ve incelemeler doğrultusunda dava değeri ISLAHLA yükseltilecektir.
500,00-TL Kıdem Tazminatı
1.500,00- TL Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti
10,00-Euro Sefer Primi alacağı olmak üzere 13.01.2025 tarihli T.C.M.B. efektif satış kuru üzerinden 1 Euro = 15,5690 TL olmak üzere 10 Euro karşılığı 155,69-TL
Toplam 2.155,69-TL’nin tahsiline ilişkin HMK madde 109 gereğince kısmi alacak davası
Açıklamalar :
Ekli Vekâletname gereği Davacı İsa Teke vekili bulunmaktayız.
Müvekkilim davalı şirket bünyesinde uluslararası tır sürücüsü olarak çalışmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumuna ve Davalı Şirkete müzekkere yazılarak müvekkilime ait şahsi dosyanın istenilmesini talep ederiz.
Müvekkilimin, davalıya ait işyerindeki görevini, iş sözleşmesini İş Kanunu madde 24 kapsamında haklı nedenle fesih ettiği 26.10.2024 tarihine kadar sürdürmüştür. Davalı şirket tarafından Müvekkilime noter kanalı ile ihtarname gönderilmiştir. Bu ihtarname içeriğinden de müvekkilimin haklı sebeple iş sözleşmesini sonlandırdığı görülmektedir. Kadıköy 8. Noterliğinin 01.11.2025 tarih ve 1***4 yevmiye numaralı ihtarnamesinin bir örneğinin istenilmesini talep ederiz.
Müvekkilin ücreti asgari ücret+sefer primidir. Müvekkil sefer başına 650.-Euro sefer primi almaktaydı. Ayda iki kere yurtdışına sefere çıktığından müvekkilin aylık ücreti asgari ücret +1.300,00-Euro şeklindedir. Garanti Bankasına müzekkere yazılarak Müvekkilimin işe giriş tarihinden itibaren davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin listesinin istenilmesini talep ederiz.
Sefer primleri, ücretin bir parçası olup işçilik alacaklarının hesaplanmasında sefer prim miktarı da ilave edilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 07.10.1998 tarih 98/9-622 E. 1998/681 K., Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/10892 E. 2011/12003 K., 2006/15983 2006/ 34969 K., 2003/9746 e. 2003/21940 K., 2009/13882 E. 2011/14451 K.)
“Sefer başına yapılan prim ödemesi tır şoförleri açısından sözleşmenin asli unsurlarından olup ücretin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, yıllık izin alacağı yönünden hesaplamaya esas ücretin sefer başına ödenen primler dahil edilerek belirlenerek dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 01.04.2014 tarih 2013/23367 E. 2014/7174 K.
“Davacının uluslararası tır şoförü olarak çalıştığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uluslararası tır şoförlerinin ise genellikle asgari ücret ve sefer primi ya da harcırah adı altında yapılan ödemeler karşılığında çalıştığı ise bilinen bir gerçektir. Bu noktada öncelikle sefer primi ya da harcırah adı altında yapılan ödemelerin niteliğinin belirlenmesi gereklidir. Uluslararası tır şoförlerinin yaptıkları işin niteliği ve özellikleri dikkate alındığında iş sözleşmesi yapmaktaki amaçlarının kendilerine yapılan ödemenin büyük bölümünü oluşturan sefer primi ya da harcırah olduğu açıktır. Şu halde iş sözleşmesinin karşılıklı borç doğuran bir sözleşme niteliğinde olması göz önünde bulundurulduğunda sefer primi, harcırah gibi isimlerle ifade edilen ödemelerin de asgari ücretin yanında uluslararası tır şoförlerinin iş görme borcu ile karşılıklı değişim içinde olduğu ve bunları ücret eki değil, ücretin bir parçası olduğu anlaşılmaktadır.” Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 20.12.2013 tarih 2013/614 E. 2013/29881 K.
Yurt dışına tır şoförü olarak yük taşıyan bir kimsenin yalnızca asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 21.03.2013 tarih 2013/2102 E. 2013/4050 K., Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 17.04.2013 tarih 2012/22153 E. 2013/8106 K., Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 19.06.2017 tarih 2017/23501 E. 2017/14634 K., Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 27.11.2012 tarih 2012/18881 E. 2013/26533 K.
Müvekkil, sigorta priminin gerçek ücretinin altında, asgari ücretten bildirilmesi ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi ve sefer primi ücretinin ödenmemesi nedenleri ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir. Bu nedenle müvekkilin kıdem tazminatı alacağı bulunmaktadır.
Müvekkilimin en son aldığı ücret asgari ücret + 1.300,00-Euro sefer primidir; ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna, prime esas kazancı gerçek değerinin altında bildirilmiştir. İş hayatında zaman zaman işverenlerin daha az vergi veya sigorta primi ödeme amacıyla işçilerin gerçek maaşını bordrolarda göstermediği Sayın Mahkemenin de malumlarındandır. Yargıtay, Yerleşik kararlarıyla işverenlerin bu kötü niyetli tavrı karşısında işçinin korunmasını sağlamak amacıyla gerçek ücretin tespitinde belli kıstaslar getirmektedir.
Yargıtay 9. H.D. 2011/17648 E.,2013/17351 K. Sayılı ilamında “…Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir..” kıstasını getirmiştir.
Görüldüğü üzere uygulama oluşmuştur. İşçinin gerçek maaşının tespitinde emsal işçilere ödenen ücret, iş yerinin özelliği, işçinin fiilen yaptığı iş gibi hususlar göz önünde bulundurularak işçinin maaşının gerçek değerinin belirlenmesi ile hak etmiş olduğu ücret kalemlerinin bu bedel üzerinden tarafına ödenmesini sağlamak gerekecektir.
Müvekkil ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmıştır ve bu günlere ait ücreti davalı yanca ödenmemiştir. Bu husus, Emniyet Müdürlüğünden istenecek yurda giriş çıkış kayıtları ile tespit edilecektir. Müvekkilin ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmaktadır.
Davalı işveren tarafından müvekkilime son 6 aya ait sefer primi alacağı ödenmemiştir. Müvekkilimin sefer primi alacağı da bulunmaktadır.
Davacı müvekkil davalı şirketten birçok kez alacaklarını talep etmiş olsa da davalı şirket tarafından müvekkilin alacaklarının eksik ödenmesi sonucunda işbu davayı açma gereği hasıl olmuştur.
Huzurdaki dava açılmadan önce, İş Mahkemeleri Kanunu ilgili madde hükmü gereği, dava şartı olarak arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. İki tarafın katıldığı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştır. (EK–1: Arabuluculuk Görüşmesi Son Tutanağı)
Hukuki Nedenler :İş Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Deliller :
Sosyal Güvenlik Kurumu Kayıtları
İşyeri Şahsi Sicil Dosyaları
Emsal ücret araştırılması
Müvekkilimin yurda giriş ve çıkış kayıtları
Banka kayıtları
Büyükçekmece 9 Noterliğinin 01.11.2021 tarih ve 18894 yevmiye numaralı ihtarnamesi
Arabuluculuk Görüşmesi Son Tutanağı
Bilirkişi incelemesi
Tanık beyanları
Büyükçekmece 9. Noterliğinin 01.11.2021 tarih 18894 yevmiye nolu ihtarnamesi
İş sözleşmesi
Takograf kayıtları
Kamera kayıtları
Ücret bordroları
Ticaret sicil gazetesi
İstanbul Ticaret Odası kayıtları
Yargıtay kararları
Sonuç ve İstem :Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle; ıslah hakkımız ve Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik;
1.500,00-TL Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek Mevduata Uygulanan En Yüksek Faizi ile birlikte davalı işverenden tahsiline ve müvekkilime ödenmesine,
500,00-TL Kıdem tazminatı alacağının haklı fesih tarihi olan 26.10.2021’den itibaren işleyecek Mevduata Uygulanan En Yüksel Mevduat Faizi ile birlikte davalı işverenden tahsiline ve müvekkilime ödenmesine,
10,00-Euro sefer prim ücreti alacağının dava tarihinden itibaren döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalı işverenden tahsiline ve müvekkilime ödenmesine,
Yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederim.
Saygılarımla, 13.01.2025
Davacı Vekili
Av. Mustafa KÖK
Kıdem Tazminatı Mahkeme Kararı Örneği
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BAKIRKÖY
İŞ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/6****7 Esas
HAKİM : Ü**** R*****
KATİP : P***** A*****
DAVACI : İsa Teke
VEKİLİ : Av. MUSTAFA KÖK – [16249-4**61-65**2] UETS
DAVALI : Mavi Rota Lojistik ve Taşımacılık Anonim Şirketi
Bostancı Mahallesi, Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan Caddesi No:18, Daire: 5 Kadıköy İstanbul
DAVA : Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2024
DAVA : Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
KARAR TARİHİ : 27/08/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesinde uluslararası tır sürücüsü olarak çalıştığını, 26.**.202* tarihine kadar çalıştığını, davacının asgari ücret + 650,00 Euro sefer primi ile çalıştığını, davacının yurt dışına ayda ki defa sefere gittiğini, davacının UBGT günlerinde çalıştığını ve ücretlerinin ödenmediğini, son 6 aya ait sefer ücretlerinin ödenmediğini belirterek UBGT ücreti, kıdem tazminatı ve sefer ücreti taleplerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının firmada 2*.0*.202*-2*.11.202* tarihleri arasında yurt dışı ağır vasıta şoförü olarak çalıştığını, davacının 2*.11.202* tarihinde firma yetkilisine işten ayrıldığını beyan ettiğini, davacının yazılı bir istifa sunmadığını ve işe mazeretsiz olarak gelmediğini, bu sebeple iş akdinin İş Kanununun 25/2 maddesi uyarınca haklı nedenle firma tarafından feshedildiğini, tüm bu hususların dava ve arabuluculuk öncesi Kadıköy 8. Noterliğinin 01.11.2024 tarih 1****4 yevmiye nolu ihtarnamesiyle belirtildiğini ve davacının toplam 1125,00 Euro meblağı ödemesi için süre verildiğini, aksi takdirde icra yoluna başvurulacağının ihtar edildiğini, davacı her ne kadar sefer prim alacağının ödenmediğini ücretinin gerçek altında bildirildiğini, alacaklarının eksik ödendiğini, ulusal ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak ödenmediğini beyan etse de ekte sunulan dekontlardan da görüleceği üzere bu beyanların gerçek dışı ve haksız kazanç elde etmek için sunulduğunu, asıl davanın reddine karar verilmesini, 500,00 TL ihbar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
SGK, işyeri, bankaya yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
Dosya kapsamında bildirilen tanıklar dinlenilmiş, dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve 10/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 06/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporu denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır. Davacı vekili davasını ıslah etmiştir.
Davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı, en son giydirilmiş brüt 15.608,75 TL ücret aldığı tespit edilmiştir.
Kıdem tazminatı alacağı talebi yönünden; davacının iş akdinin kod 3 ” istifa ” maddesi uyarınca SGK ya bildirim yapılarak sonlandırıldığı görülmüştür. Davacı vekili davacının iş akdini sefer primlerinin ödenmemesi ve ubgt ücretinin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğini beyan etmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının ödenmeyen ubgt alacağının bulunduğu, ubgt alacağının ödenmemesi hususunun davacıya iş akdini haklı nedenle feshetme imkanı verdiği kanaati ile davacının bilirkişi raporu uyarınca kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
UBGT alacağı talebi yönünden; davacıya ait yurda girişi çıkış kayıtları celp edilmiş, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları uyarınca davacının yurt dışı çalışmasına denk gelen tüm ubgt günlerinde çalıştığı anlaşılmakla bilirkişi raporu uyarınca talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sefer primi alacağı talebi yönünden; davacı her ne kadar sefer primi alacağı talebinde bulunmuş ise de davacıya ait banka hesap hareketleri celp edilmiş, davacıya sefer avansı ödemelerinin yapıldığı, ödenmeyen sefer primi alacağı bulunmadığı bilirkişi ek raporu ile tespit edilmekle talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın Kısmen Kabulü Kısmen Reddi ile
– Net 50.000,00 TL Kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 26/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
– Net 25.490,00 TL UBGT alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
– Davacının sefer ücreti alacağı talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 1.186,96 TL harçtan davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcının 359,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 827,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 440,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat, bilirkişi ücreti, posta gideri toplamı olan 1.553,25 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 1.520,91 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan tebligat, posta gideri toplamı olan 462,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 9,62 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Arabulucu’ya ödenen 800,00 TL ücretin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 783,34 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili 16,66 TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜTT uyarınca hesaplanan 17.346,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜTT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 369,53 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibarıyla kesin olmak üzere karar verildi.